Kan Hâfızası

Duyu vâsıtasıyla algılanan bilgi hâfıza ile barınır, zekâ ile şeklini alır ve kıvamına erişir. Millet olabilmiş topluluklar, kendilerine mahsûs bir kan hâfızasına sahiptirler. Biyolojik olarak yirmi, otuz, kırk, elli yaşında olabilir insan, fakat ruhen yaşı kan hâfızası nispetinde hissettirir kendisini; hangi millete mensupsa ve nasıl bir aidiyet güdüyorsa.

Dördüncü Tepede Tuhaf Bir Kayboluş

Uzunca zamandır üst üste gelen sıkıntılar, hayatında nefes alınacak bir köşe bırakmamış olsa da mücadele etmeye mecburdu. Kimse için değil -zira kimsesi kalmamıştı hayatta- kendisi, bir kuru başı için. Eh, yüksekçe bir yerden atlamak ya da muhteviyatı muhtelif kimyasallardan oluşan bir ilaçtan avuç dolusu içmek, ne kadar bunalsa da, hem ruhunun derinliklerinde uzunca zamandır yer etmiş itikadına, hem de onuruna aykırıydı.

Geldi Yine Eylül… Ve Benim Ayaklarımdan Sehpaları Çektiler…

Bak yine geldi Eylül. Boynuma urganlar geçirirler sanki ard arda. Nefesim kesilir gibi olur, ciğerime saplanır bir bir isimler. Sûretler doluşur gözlerime de, gözlerimi âdeta kör eder. Bir ağrı çöker yüreğime, cüssem ezilir; boğazımda düğüm düğüm sızılar birikir. Bilmezler! Sanki ayağımın altından sehpalar çekilir…

Toprak Kale

İşte yine daralmaya başlamıştı zamanın koridoru. Hayatının en büyük keşiflerinden birisiydi sanki zamanı hissetmek. Kimi gün zamanın koridoru daralıyordu ve onun sığabileceğinden daha dar, pürüzlü bir yüzeyle değdiği yeri acıtıyordu. Koridorun daralan kısımlarına girince aceleyle oradan çıkmak için uğraşıyor, dikkatsiz tavırları yüzünden elinde, yüzünde, gönlünde, ruhunda çiziklerle bir an evvel dar kısmı geçmeye uğraşıyordu.

BAĞLI KALIN

17,903BeğenenlerBeğen
2,888TakipçilerTakip Et
4,896TakipçilerTakip Et
35AbonelerAbone

POPÜLER

YENİ YAZILAR

Sepetiniz boş