Çarşamba, Temmuz 18, 2018

Şiir ve Cinayet

Önümde sıra sıra fesleğenler… Davudî bir ses, sağ elimi sırayla hepsinin üstüne koymamı söylüyor. Hemen yanımda müştekî. Aynı sesin bir kez de onun için yankılandığını duyuyorum. İkimiz de sırayla sağ ellerimizi daha önce hiç görmediğim büyüklükteki fesleğenlerin üzerinde bir müddet bekletiyoruz. Burası bir mahkeme salonu. Kimin haklı, kimin haksız olduğuna fesleğenler karar veriyor

BEDBAHT

Dolandım hasretin nice şehrini, Vuslat durağından geçemedim ben. Tattım aşkın onca tatlı zehrini, Yâr elinden bir mey içemedim ben

Tamam, ölümüne yorulalım; ama ne uğruna?

Yorulmak iyidir. İyi niyetle çalışırken, insanlara yararlı olmaya uğraşırken akan alınteri ve biriken yorgunluk, bir çeşit şeref madalyonudur. Hele de bu yorgunluğun maddî ve mânevî karşılığını almak, “Yorulduğuma değdi” diyebilmek, paha biçilemez bir şey...

Panturanizm’den Pantürkizm’e Türk Turancılığı

Türk bilim tarihçisi İhsan Fazlıoğlu, mensup olduğumuz kültürün nasıl bir nazarî düşünce tecrübesi yaşadığı, bu kültüre mensup insanların ne düşündüğü, nasıl düşündüğü ve niçin düşündüğü sorularına yanıt aradığı “Kayıp Halka” isimli eserinde, kendine has üslûbuyla; “Herhangi bir konuda bir seyir defterinin düzenlenebilmesi için yolun mahiyeti, yolcunun hüviyeti ve yükün muhtevasının açıklığa kavuşturulması” gerektiğini ifâde eder

BAĞLI KALIN

17,408BeğenenlerBeğen
3,188TakipçilerTakip Et
5,453TakipçilerTakip Et
47AbonelerAbone

POPÜLER

YENİ YAZILAR

Sepetiniz boş