Allah Seni Bu Millete Bağışlasın

0
55

Harb-i umumî başlayalı birkaç hafta olmuştu…

Ellerini arkasına atmış bir şekilde sürekli daire çizerek ve dizlerinin altına kadar uzanan çizmelerinin topuklarını sert biçimde yere vurarak dolaşıyordu ki bir din âliminin şahsına söylediği “gayur” ifâdesinin hakkını veren bir tevekkül ile mırıldandı; “İnşallah bu utançtan kurtulacağız… İnşallah… İnşallah…”

Onu böylesine düşündüren şey; 93 Harbi sonrasında burnumuzun dibinde biten Rusların, ağır şartlarla bezenmiş Ayastefanos Antlaşması kararlarınca yaptırdığı San Stefano Anıtı’ydı. Sözde müttefikimiz olan İngilizlere Kıbrıs’ı vermek sûretiyle ancak işgalden kıl payı kurtardığımız İstanbul’a dikilen bu anıt, birkaç asırlık Rus düşlerinin sembolleşmiş biçimiydi…

Odanın içinde kendinden geçmiş bir şekilde dolaşırken birden koltuğuna oturdu. Az önce masasının kenarına bıraktığı merasim kılıcını eline almıştı ki o meşum anıta âit mimarîtekrar gözünün önüne geldi; en tepesinde pençelerinde kılıç ve kalkan olan bir Bizans Kartalı ve bu kartalın ağzında ise görkemli bir haç…Ayasofya istikâmetine baktırılan ön yüzünde İstanbul’un fethinden hemen önce Bizans’ta yapılan son âyini tasvir eden büyükçe bir kabartma…Rusların verdiği mesaj gayet açıktı: “Biz İkinci Bizans’ız ve İstanbul’u sizden geri alacağız!”

Neden sonra dedesi Abdullah Efendi’den yadigâr olan koyu siyah gözleri, Sultan Reşad Han tarafından hediye edilmiş olan merasim kılıcının üstündekiÂyet-i kerîmeye takıldı;İnnafetahna leke fetham mübina… Ardından o kahredici soru tüm ağırlığıyla başından omuzlarına doğru biteviye yığılmaya başladı; “Biz, Hazreti Fatih’in yüzüne hangi cüretle bakarız?”

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

PAYLAŞ
Önceki İçerik
Sonraki İçerikBir İdealistin Not Defterinden

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here