0
89

Kafamda sorular… Bir Neşet Ertaş türküsü kaç çığlığı teskin etmiştir? Bir Osman Konuk şiiri ne kadar yalan söyleyebilir? İnsanlık Ragıp ağabeyin baktığı yerden baksa, ne kaybedebilir? “Bu yeni gelen hökümat tütün başfiyatlarını yüksek mi tuta, alçak mı?” demişti Cem Baba, sizce de damar soru bu değil midir? Yakında bir Ocak konseri var mı? Kafamda böyle sorular… Selâmünaleyküm Ragıp ağabey!

Kendiliğimizden, kendimizden, kendi içimizden eksiliyoruz. “Hız” üzerine kurulmuş hayatlar, hız ve haz üzerine… Çok şey unutulmuş, geride bırakılmış, koştuğumuzu zannediyoruz ama aslında aksıyoruz. Konuşuyoruz ama aslında uğultular içindeyiz. Kibir yutmuş insanları, maşallah herkes çokbilmiş! “Sirke tadında böğürtlen reçeli” diye bir tiyatro oyununa gitmiştim geçenlerde, insanların bu bahsettiğim hâllerini düşündüren bir oyundu; unutulmazdı, oyunun içeriğini oluşturan o ismindeki tezat ve çağrışım, insanın karmaşasıyla ilgiliydi.

Böyle mırıldanıyorum yazarken; Andrey Tarkovski’nin “Nostalji” filminin finalindeki o müthiş konuşmadan cümleler geliyor aklıma: “İçimde hangi atam konuşuyor? Aynı anda hem aklımda hem bedenimde… Bu yüzden tek kişi olamıyorum. Kendimi aynı anda sayısız şey hissedebiliyorum. Fazla büyük usta kalmadı, zamanımızın gerçek kötülüğü budur.Kalbin yolları gölgelerle kaplanmış.”

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin