Unutulan “Büyük Devrin” Romanı: BERZEM

0
548

“Berzem”, Selçuklu İmparatorluğu’nu anlatan bir tarihî roman ve Erkan Göksu da âdeta bu kitabı yazmak için doğmuş bir insan. Kitabı okuyup bitirdikten sonra, yazarın öz geçmişinin bulunduğu sayfaya döndüm ve Erkan Bey’in hayatını, yaptığı çalışmaları okuyunca kafamda kalan soru işaretleri de birer birer cevaplandı. Sıkmadan, tıkır tıkır ilerleyen bir kurgusu bulunan bu romanda, bir süre sonra, sizi sürekli meşgul eden bir soru beliriyor kafanızda: “Bir tarihî roman, nasıl bu kadar canlı olabiliyor?” İşte bu sorunun cevabı, Erkan Göksu’nun özgeçmişinde saklı! Kendisi, Selçuklu tarihi uzmanı bir akademisyen ve hâlihazırda da Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde görev yapmakta.

Okuyanlar için, “Berzem, bir tarihî romandır” cümlesinin sonuna nokta koyulması oldukça zor. ÇünküBerzem, sâdece bir tarihî roman değil. Aynı zamanda Câmi’nindramı, intikam duygusunun arka planında rahatsızlık veren vicdanî buhran, atalarımıza karşı yerine getiremediğimiz sorumluluklarımızın yüzümüze çarptığı tokat ve evet, biraz da tarihî romandır. “Biraz” diyorum, çünkü bir tarihî romana nazaran fazla gerçekçi. O kadar ki, ilkokuldan beri adını sıklıkla duyduğumuz bilge Nizamülmülk’ün kendinden emin ses tonunu, yüreği parçalanmış olanCâmi’nin kale kapısı önündeki bağırışlarını, köslerin bazen sâkin, bazen de savaş temposundaki gümbürtülerini ve hatta iyi bir okur olursanız Fazlı’nın kan ter içerisinde dörtnala sürdüğü atının toprakta çıkardığı nal seslerini dahi duyabilirsiniz.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here