Duydun mu Taşların Feryâdını?

0
54

Nazlı bir taşa yazıyorlardı zamanı,duydun mu taşların feryâdını? Acem halıları gibi uzandığımız toprağın bağrını, duydun mu?

Mübârek geceydi, gökte dokuz yıldız saydım; gülbang okudum adlarına. Ki adları zerrede tûfândır; deryâda balık, dağda tuğruldur. Aşımızda buğday dânesi, suyumuzda himmettir. Asırlık bir kefârettir her sözüm. Tohum gibi düştüğümüz toprağa suâl etsen; “Tor şahin sürüleri” misâl “pervaz vurdular gökte” der. Seyyidlerin gönül buyruğuydu adları, bir gülistân ki bağrı dağlıdır. Tava gelir toprak,su yürür adlarını duyanda. Kudret pınarlarında yunduk evvelâ. Bir dem ki, belâ yelleri esti bozkırın avuçlarında. “Savrulduk” dediler kılınç üşüten erenlerin diyarına, bin turna semâhında, ayazında nârâlarının. Konduk, göçtük dünyâdan. İnci mercan süzerler idi bahâra durunca toprak. Medet kapısında fermanî durur idi dedelerin. Ahvâlimiz saklıdır göğün yüzünde,deryâdan da derindir adımız dünyâda. Gafletin örsündedir zaman. Saymalıtaş’da kalır oklar, sadaklar. Eynisi türâb olur kulun, giyer bir zaman. Sükûtu hançer misâl saplanan gülcennet rüyâlara uyuduk güllük, gülcennet rüyâlara. Suya âşıktır da tenim,merâmımı üleştiğim acı durur etimde, niceyedek run yazılar gölgesinde. Taşlarda sûretim ceran. Gazel ile gazâl ağlar obalarda güllük, gazel ile gazâl. Gövermekte dağlar,bir feryâdı haykırıyor kuşlar.Bir feryâdı çığrış çığrış… De ki, bir kuş uyur sinemde, bozkırın yıldızlarına yazdımdı adını; binlerce yıldır dillerde.Binlerce yıllık bir ceng var kalbimde. Bozkırdan yâdigârdır gözüm, hem topraktır sözüm. Her dem toprak! Ve atlar ağlayı ağlayı yerin göğün kederini suâl eden dağlarda.“Dağ” dedim sana, dağın destânını anlattım asırlarca. Kutlu bir yürüyüşün arifesinde, kavim gardaş meydan-ı ceng dediğim kalbimde.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here