Yalan Söyleyen Sosyal Medya Utansın!

0
284

Dibâce veya ilk Türk’ün nidâsı: “Aaa!”

Târihte, olmayan şeyleri olmuş gibi göstermenin, edilmeyen lâfları farâzî kuruntularla edilmiş gibi varsaymanın nitelikli(!) örnekleri de vardır. Biliyorsunuz; ilk Türk, “Aaa!” demiştir. Bunu Atatürk’ün meşhur teorisi sâyesinde öğrendik. Bununla birlikte Atatürk, “Türk jenisinin (dehâsının) bir ürünü” ve halk iştikakçılığının yüksek başlarca savunulmuş numûnesi olan Güneş Dil Teorisi saçmalığını ortaya atarken kendinden menkûl çıkarımlarla hareket etmiyordu. O bir vigilanteydi; ama ona da gaz veren birtakım bilimsel (gibi görünen!) tezler söz konusuydu. Carra de Vaux veya H. De Barenton’a atıf yapıyordu. Ayrıca Viyanalı Dr. Hermann Kvergić, “biçimlenen ilk insan dili”nin Türkçe olduğunu düşünüyordu ve buna dâir kaleme aldığı yazıyı, 1935’te Atatürk’e ulaştırmıştı. Atamızın da aradığı buydu ve Kvergić’in, dilin zamirlerden neşet ettiğine dâir tezini, Güneş karşısındaki ilk Türkçe(!) ünlemelere (“Aaa!”) tahvil ederek piyasaya sürdü. Hem ne sürüş. Kendisi vazgeçti; lâkin tâkipçileri vazgeçemedi. Yine de Atatürk’ün tezleri, bir millet inşâ etmenin mecbûriyet kesbeden aşırılıklarındandı yâhut kimine göre, dili iyice güdükleştiren tasfiyeciliği gereksiz kılmaya dönük bir hamleydi (Zîrâ bütün kelimeler Türkçe kökenliyse tasfiyeye gerek yoktu). Saçmalarken hiçbir mâkul mecbûriyeti olmayan arkadaşları buna dayanıp hoşgöremeyeceğiz sanırım (Buraya bir gülücük “emoji”si de koyabiliriz). Neyse; ilk Türk’ün “Aaa!” demesinden epey asır ve bunun keşfedildiği susanak devirlerden 80 yıl kadar sonra, internet ve sosyal medya çağında -fakat yine susanak bir devir- başka Türklerin de bir şeyler dediği varsayılmaya başlandı. Oğuzhan Murat’ın hamkârlığıyla, kısa bir mavra için, bâzılarını derledim:

Mete’nin “Bu kadar Çinliyi nereye gömeceğim?” “sorunsal”ı

Ağzıma gömebilirsin diyesi geliyor insanın; ama siyâsî târihimizin başlangıcında bağdaş kurmuş bir büyüğümüz hakkında böyle sellemehüsselam konuşulamayacağı için vazgeçiyoruz. Muhtemelen heyecanlı arkadaşlarımız, Mete’nin meşhur Pai-teng kuşatmasında Çin imparatoru Kao-tzu’ya yedi gün mâbâdından nefes aldırmasının hâtırâsını yaşatmaya çalışıyorlar; ama o kuşatmada Hun ordusu Çinlilerden daha kalabalıktı ve kaynaklara göre Çin kalabalığından bîzar olmuş gibi görünmeyen cevval Mete’nin kimseyi gömmek gibi bir derdi de yoktu.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin