Çocuk Kimin?

0
87

Orta boylu, suratı herkese benzeyen, elleri ve ayakları ne küçük ne büyük, zayıf veyâ şişman değil, normal kilolu ve yüksek ihtimâlle a rehe artı kan grubuna sâhip, yâni hiçbir tebârüz ettirici özelliği olmayan standart adam, mahallenin hırçın fakat artık kendisini tanıdıkları için alışkın olan köpeklerine doğru yürüdü. Köpeklerden biri, sevmenin ve sevilmenin emniyetiyle, sanki yıllardır evinde yaşadığı sâhibine koşar gibi koştu ve adamın üzerine atıldı. Adam düşündü: “Kim bilir; belki de bu bâzı tarafları cins, seçme bir köpeği andıran hayvan, evet, belki de ömrünün ilk yıllarını bir evde geçirmiştir de sonradan bu, sokağın sâhipleri kervânına katılmıştır.” Ve böylece, kendisi evine hiç hayvan almadığı hâlde, alıp da sokağa bırakanlara küfredenler kervânına katılmış oldu.

Hangisi daha iyiydi? Bir kediyi, köpeği annesinden ve hemcinslerinden ayırmadan doğada büyümesini, hattâ bâzen açlıktan ölmesini dışarıdan seyretmek mi, yoksa ömrünün bir iki senesini rahat geçirmesini sağlayıp çetin bir savaşın ortasına bırakmak mı? Ne önemi var? Her hâlde bu ev görmüş ve görmemiş köpeklerin hepsi kendisinden daha şanslı değil miydi? “Zâten hep yaptığım gibi, soruyu doğru sormayı yine becerememiş bulunuyorum: ‘Hangisi daha kötü’ demem gerekirdi.” Bir alışkanlığı andırır mekanik hareketlerle elindeki poşetleri açtı, köpek yemlerini etrâfa saçtı ve bir iki dakîkadır çeşitli cephelerden üzerine sıçrayan köpeği sevmeye başladı. “Ne tuhaf hayvan! İşte diğerleri bir köpeğin ne yapması gerektiğini çok iyi biliyorlar ve ilk önce yemeğe saldırıyorlar, bu ise kendini sevdirmeden ağzına bir lokma koymuyor. Onun için hepsinden zayıf. Gitsene oğlum, gitsene evlâdım! Bak bitirecekler, yine aç kalacaksın! Haydi!”

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin