ALDANIŞ

0
71

– Ne zaman başladı?
Sanki mimiklerimi kontrol eder gibi, sanki kıpırtısız baktığında sözlerimin arasından ilâve bir ipucu yakalayacakmış gibi, sanki çıkaracağım ses dalgalarının frekans değişiminden söylemediğim şeylere dair bir iz keşfedecekmiş gibi, olağanüstü bir dikkatle, ama sâkin, muhatabını ürkütmek istemeyen bir tonla sordu.
Adamın hayatı matematik bir kesinlikle yaşamaya çalıştığını bilmesem, mühendislik mesleğini yapanların çoğunda görülen her şeyi bir denkleme, bir şablona, bir çerçeveye yerleştirme eğilimi (hastalığı mı demeliydim?) taşıdığını yirmi küsur senedir gözlemlemiş olmasam, bu sorusuyla açmaktan pek de hazzetmediğim iç dünyamın karanlık köşelerine iyiniyetli bir yolculuk yapma niyeti taşıdığını düşüneceğim.
Ama hayır, böyle düşünemem, işte sağ elinin işaret parmağını artık eskisi kadar taze olmayan kirli sakallı yanağına yerleştirdi bile, başparmağı çenesinin altına destek veriyor, kalan üç parmağı ise yarım bir yumruk gibi kapalı ve dikkatli dinleme pozisyonunu destekliyor. Demek sorgu moduna geçtik! Peki öyleyse, senin topun, güllen, yıkılmaz kal’aların varsa, benim de derin, yer yer ışıklı ama çoğunlukla karanlık, dibine bakmaktan, dehlizlerinde kaybolmaktan korktuğum bir yüreğim var.
– Tam tarih veremem, ama çok eski olduğunu sanıyorum.
Hahaay, nasıl da şaşırdı, bu mühendis kısmına bir problem verdiğinizde, en zorlandıkları yer çözüme nereden başlayacaklarına karar vermektir. Bu kararı verdikleri an, olasılıkları masaya yatırır, fayda-maliyet analizleriyle, alternatif yolların oluşturacağı yüklerle, çıkmaz sokak hesaplarıyla hızla yol haritalarını geliştirirler.
– Ne kadar eski azizim? Bunun ne zaman başladığını bilmemiz lâzım!
***

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin