Tarkovsky, Delilik ve Yaşamak

0
206

Suyu bulandıran, tartıyı bozan kim?

Andrey Tarkovsky’nin 1983’de İtalya’da çektiği Nostalji isimli filminde unutulmaz bir sahne vardır. Toplumun, deli olarak görüp sosyal hayattan tecrit ettiği, kıyameti bekleyen Domenico, Roma’da Markus Aurelyus heykelinin üzerinde çağın eleştirisini yapmaktadır. Sırtını Eski Roma’ya, yâni Pagan Roma’ya vermiş; yönünü Yeni Roma’ya yâni Vatikan’a (Hristiyan Roma’ya) dönmüş filozof kral Markus Aurelyus’un heykeline bir merdiven yardımıyla çıkan Domenico korku ve ümit arasında bir duyguyla “Dünyayı yıkıntının eşiğine getirenler sözüm ona sağlıklı olanlardır…” demektedir. Söylevinin ardından cebinden çıkardığı İncil sayfalarını havaya atarak yeni anlaşmasını açıklayan Domenico titreyen sesiyle;  “Deli bir adam size kendinizden utanmanızı söylüyorsa ne biçim bir dünyadır burası…”  der ve “Şimdi müzik” diyerek kendisini ateşe verir. Merdivenle çıktığı heykelin üzerinden yanarak düşen Domenico’nun can verirken son söylediği “zoe” olur, yâni “yaşamak”.

İmgelerle resmedileni kurcalayıp hakîkati ararken göreceğiz ki rasyonel toplumu eleştiren Domenico sözün hakkını verebilmek için en irrasyonel eylemi yapmakta ve kendisini yakmaktadır. Filmde ki merdiven imgesine gelince; Arapça a-k-l kökünden türeyen “akıl”, “basamak” demektir, yâni merdiven. İnsanoğlu da Domenico gibi basamak basamak aklı ile idrak ederek çıktığı yerde, aradığı hakîkatinin eşiğine gelerek, hakîkatin kokusunu duyacak fakat sırra, “zoe”ye kendisini yakarak yâni ölmeden önce ölerek kavuşacaktır. Tasavvuf kültürümüzde ve edebiyatımızda pervanenin mum alevinde cezbeyle yanması da bu sırra kadem basar. Kitab-ı Mukaddes’te geçen “Yakup’un Merdiveni” anlatısı da bu bağlamda değerlendirilebilir.

Ölümden artakalan bu hayatta düşünmüyoruz, çünkü rahatımızın kaçacağını biliyoruz. Düşünmek için durmak gerekir, soluklanmak gerekir. Yarışta geride kalmayı göze almak… Neden hızlı yaşıyoruz? “Yürürken bir şeyleri hatırlamak istediğimizde adımlarımız yavaşlar; unutmak istediğimizde ise hızlanır” der A. Camus. Teknolojik gelişmelerin bizi tahammülsüz ve mükemmeliyetçi yaptığı, her gün hızını arttıran bu hayatta düşünceye sığınmak, düşünmek için durmak, ölmeden önce ölmeyi seçmek elbette. Sokrates’e “Felsefe nedir?” diye sorulduğunda “Ölmeden önce ölmeyi tercih etmektir” cevabını vermiş…

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here