Ölü Balıklar Mezarlığı

0
125

Hani ölsem diyorum
Hem de şimdi
Tam da şu an
Radyolar beni çalmadan
Yelkovan beni göstermeden
Bir perdenin en dramatik sahnesine konu olmadan
Daraltılmış bir suratla üçüncü sayfalara konulmadan
Ölsem işte
Trajik bir sonum olmadan!
– Uyusan iyi olacak.
– Ölsem daha iyi!

Gözümü her kapatışta aynı kâbus:

Yahu ben öldürmedim diyorum
Yarı sarhoş yarı ayık
Komisere de içimden fena sövüyorum
Sağ cebimde ölü bir balık

– Komiserim, cesedi nehirde bulmuşlar
Atmadan evvel de boğmuşlar

– Nehre neden attın lan?
Ulan sallandırmalı böyle adamları
– Çünkü nehre gömülür ölü balıklar.

Mor bir geceydi, ay karanlık
Önüm tenha, arkam kalabalık
Korkuyorum, kokusunu alıyorum ya da
Cebimde ölü bir balık
Ayaklarım kan revan topuklarım yarık
Midemde derin bir açlık
Koşuyorum, kaçıyorum ya da
Cebimde ölü bir balık
Gece soğuk, gece boğuk
Sanki sırtımda bir çuval yüz kiloluk
Eğiliyorum, dağılıyorum ya da
Cebimde henüz ölmüş bir balık

– Ulan sanki adam öldürdük!
Alt tarafı ölü bir balığı nehre gömdük.

– Komiserim cesedin cebinden
Ölü bir balık çıktı

– Balık karımsız yapamazdı
Bana öyle vasiyet bıraktı

Öyle ya vasiyetlerine umarsız değildir ölü canlar!

Her tümce bir yara, her cümle bir iz
Ne toprak unutturur kelimeleri ne deniz
Ilık bir kırmızıyla son bulmaz hiçbir dehliz
Soluk bir beniz, birkaç cüce, oltaya takılmış korkular…
Sol cebimde kıpır kıpır solucanlar.
***

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here