Hissiyat-ı Mahsusa

0
267

Türkistan’dan Srebrenitsa’ya uzanan bir coğrafyada payımıza her dem bir kıssa düşer.
Yusuf Kıssası; Türk’ün kâh ateşle kâh ateşli imtihanının hülasası…
***
Kardeş bilinen ümmetin kuyuya attığı Türk’ü görürüm Yusuf’ta…
Telafer’de,
Halep’te,
Medine’de…
Ve nice derin kuyularda sessiz çığlıklarımızı duymayan, kulakları sağır, gözleri kör, vicdanları nasırlı kardeşler… Gömleklerimizi kana bulayan kardeşler…
***
Mânâda bir sır, sırda bir müjde saklıdır.
Mânâ: Dünya bir Yusuf’a muhtaç… Gördüğümüz kâbusları hayra yoracak bir Yusuf’a…
Sır: Gömleğimiz sırtından yırtılsa da zindanlar gülistan olacaktır. Yeter ki sen hayatı kendine zindan eyleme.
Müjde: “Ümmü’l Kitab üstüne yemin ederim” ki dün kuyuya atanlar yarın secdeye varacak.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here