Futboldan Çıktım Yola!

0
60

Ramazan’ın ağırlığı yazın sıcağı ile birleşince daha kolay okunacak bir konu üstünde yazı yazmayı düşündüm. “Türk okuru için bir çırpıda okunacak en ağdasız konu ne olabilir?” diye kendi kendime sorduğum sırada, kızım (2 yaşında) elindeki topla yanıma geldi ve “atti” dedi. Evet, konuyu bulmuştum, hem güncel hem okunası… Bu ay konumuz futbol!

Son günlerde Avrupa’nın ve ülkemizin en önemli gündemlerinden biri Fransa’da yapılan 2016 Avrupa futbol şampiyonası. Şampiyona ilk kez Fransa’nın ev sahipliğinde 1960 yılında yapıldı. 16’cısı yapılan şampiyona birçok kural değişikliğini de beraberinde getirdi, bunlardan en önemlisi ise turnuvanın 24 takımdan oluşması. Önerinin sahibi sâbık UEFA Başkanı, efsâne oyuncu Fransız Platini. Platini ülkesinde düzenlenen turnuvayı daha ilgi çekici yapmak için bu yola başvurdu, ancak işler istediği gibi gitmedi. Yolsuzluk suçlaması ile önce UEFA’daki görevinden oldu, sonra futbol faaliyetlerinden men edilerek 24 takımlı ilk şampiyonayı kendi memleketinde stattan takip etme imkânı elinden alındı. Futbolun her an hayatımızda olması, küçükten büyüğe taraftar bulması rastlantısal olamaz, bu oyunu câzip yapanın ne olduğuna birlikte bakalım.

Modern futbolu dünyaya kazandıran İngiltere’dir, 19. yüzyılda ada ülkesinde tanınan oyun zamanla dünyaya yayılmıştır. Şu tespiti yaparak işe başlamak gerekir: Yapısına özgü basitlikle futbol insanlara rahat ulaşıyor; dokuz kusurlu hareketi, büyük statları, özel bir ekipman olmadan herkesin kolayca oynayabilmesi futbol oyununu sporun efendisi yapıyor. Bugün milyarlarca takipçisi olan futbolun bu denli taraftar bulması, basite ve ucuza olana talepten kaynaklandığı kadar futbolun endüstrileşmeye açık bir yapıya sahip olmasıyla da ilgilidir. Ülkemizde de çok satan kitaplar arasında yer alan Simon Kuper’in “Futbol Sadece Futbol Değildir” isimli kitabı konuya ilgi duyanların mutlaka okuması gereken bir kaynaktır.

Efsâne futbolcu Cruyf “Futbol basit bir oyundur, zor olan ise futbolu basit oynamaktır” diyerek futbolun basitleştirilmesi için taktiğe ve disipline işaret ediyordu. Cruyf ortaya koyduğu bu felsefeyi pratik etmek için, futbolcu olarak da hizmet ettiği Barselona’nın başına geçer. Geliştirdiği oyun planına otoriteler “Tiki-Taka” der. Oyuna bütün olarak bakmayı gerektiren bu sistemin öne çıkan özellikleri; bol pas, alan daraltma, blok hâlinde hareket ve bireysel becerileri takım oyunu içine dâhil etmektir. Günümüz futbolunda Barselona sistemi olarak da adlandırılan bu anlayışın altında Hollanda futbol ekolü yatmaktadır. İç içe geçmiş İspanya ve Hollanda ekollerinin karşısında ise kurucu ideoloji İngilizler, İtalyan sertliği, Alman disiplini ve tabiî Latin ezgileri yer almaktadır.

Dünya bu ekoller ve onların yetiştirdiği futbol adamları üzerinden bir romantizmi takip etmektedir. Bu futbol hareketliliğini tanımlamak; iktisadı, siyaseti, sosyolojiyi ve psikolojiyi de tanımlamaktır.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here