Millet-I

0
72

Bu ay aklımdaki yazı kurgusu çok farklıydı. Çin’in ardından Sovyet komünizmine girmenin bir önceki yazıdaki eksik parçanın tamamlanması açısından iyi olacağını düşünmüştüm, özellikle farklı coğrafyalardan Türk halklarının (Kırım, Azerbaycan, Kazakistan) Sovyet devrimine nasıl entegre oldukları konusunun üzerinde durmayı planlamıştım. Gel gör ki, bu masum yazı dizisi fikrine 15.07.16 gecesi barikat kuruldu ve bu fikir F-16 ile bombalandı. “Ne oluyor?” demeye kalmadan, insanlardan dinleyip kitaplardan okuduğumuz “darbe bildirisi” vakasını canlı canlı yaşadık. Sonra birden sokaklarda insanlar belirdi; gökten ateş yağarken önüne durdular, tankların önüne yattılar, mermileri göğüslerini siper ettiler…

Devlet içine kümelenen bir ihanetin ürünü olan bu cunta girişiminin politik yönlerine girmeden, ekranlardan izlediğim direnişin ruhunu başka bir yazı dizisi ile ele almak istedim. Bu direnişin, bu karşı koyuşun, kendine sahip çıkışın adı ancak “millet”i anlattığımız bir örgü ile olabilir. Bir kez daha millet olmayı hak ettiğimizin göstergesi olan 15.07.16 gecesinde verilen şehitlerin aziz hâtıralarını yüceltmek adına, onlara adanan bir yazı dizisi kaleme alıyorum. Bu yazı dizisi ile farklı bedenlerde aynı ruh olmayı nasıl başardığımızı dinî, felsefî ve tarihî açılardan değerlendirmeye çalışacağım.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here