Yalmavuz – Özbek Halk Hikayesi

0
69

Bir zamanlar Semerkand yakınlarında yaşlı bir kadın ve oğlu birlikte yaşardı.

Yaşlı kadın bir gün oğlunu yanına çağırıp; “Oğul senden bir dileğim vardır. Ben küçükken başka bir köyde otururduk, kız kardeşim keskin dişli bir Yalmavuz olarak doğmuştu, ilk emişte anamın göğsünü ısırıp parçalamıştı. Biraz büyüyünce köylünün davarını, malını kırdı. Sonraları insan yemeye de başladı. İşte biz o zaman bütün köyle beraber korkup oradan kaçtık, teyzeni de oralarda yalnız bıraktık. Aradan on beş yıl geçti belki de teyzen iyileşmiştir. Eski köyümüze gidip onu bulmanı istiyorum,” dedikten sonra ona bir masat, bir ayna bir de tarak verip ekledi: “Bunları da al oğul, bu yolda bunlar sana gerektir.”

Oğlan, ak pürçekli anasının isteğini “baş üstüne” deyip kabul etti, elini öpüp Allah’a ısmarladı ve evden çıktı. Oğlanın, Yolbars derler sâdık bir de köpeği vardı, yiğidin atını hazırladığını görünce doğruca yanına koştu. Oğlan Yolbars’ın başını okşayıp, “Yaman bir yola gidiyorum Yolbars, ben çağırırsam nerede olsam koş gel,” dedi ve atına binip yola düştü.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here