Bak Postacı Geliyor-VIII

0
30

Dün mavi bir kuş geldi penceremin eşiğinde durdu, ötmeye başladı. Kuşdiliyle diyordu ki Türkan’ın yanından geliyorum. Bahçede İkbal’le beraber oynuyordu. Oyuncakları, bebekleri yoktu. Kendi kendine bir türkü söylüyordu. Bu türküyü ezberledim. İşte şudur, diyerek bu sözleri söyledi:

Bugün pencerenin önüneydik hep
Bekledik postadan ablam gelecek
Ablam boynu bükük döndü postadan
Dedi ‘Vapur, yarın akşam gelecek!
Annemin gözleri doldu, dedim: ‘Bak,
Kuş diyor, babandan selam gelecek!’
Bir kâğıt olarak okudum, dedim:
Ağlama, gül anne! Babam gelecek!
Sererek seccade bir namaz kıldım,
Diyorlar ki namaz kılsam, gelecek!
Yüce Tanrı! Çabuk babamı gönder
O gelince eve bayram gelecek.

Kuş bana Hürriyet’in, Fatma’nın türkülerini de söyledi; fakat hepsini yazmağa kâğıtta yer yok. Daima kuşlarla, çiçeklerle size dâir konuşuyorum. Yıldızlardan, aydan sizi soruyorum. Rüzgârlardan, bulutlardan selâmınızı bekliyorum. Ben de bunların hepsiyle size selâmlar gönderiyorum. Bilmem dillerinden anlıyor musunuz?”1

Yüz yıl önce yazılan bu mektup sürgündeki şiir ve fikir adamı Ziya Gökalp’ındır. Kızları, 16 yaşındaki Seniha, 10 yaşındaki Hürriyet ve 11 aylık Türkan Hanımlara, 10 Kasım 1919’da Malta- Polverista’dan gönderilmiştir.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here