V.E.

0
57

Ve sen ey okuyucu bu dergiyi 1 Ekim 2017’de elini aldığını varsayarsam tam 437 gündür, 62 hafta 3 gündür, 10 bin 488 saattir, 629 bin 280 dakikadır, 37 milyon 756 bin 800 saniyedir ya da başka bir ifâdeyle 1 yıl 2 ay 10 gündür olağanüstü hâl altında yaşıyoruz. Ya da bıkmadan usanmadan hatırlattığımız gibi ve olağanüstü hâl devam ediyor.

Ve ben ey okuyucu, bu dergiyi 11 Ekim 2017’de eline aldığını varsayarsam, tam 14 bin 610 gün ya da 2087 hafta veya 1 miyar 262 milyon 304 bin saniyedir nefes alıp veriyorum kısaca 40 yıldır bu hayata konuk oluyorum. Bu yıldan beklentim oldukça fazla. Olgun erkeklerden hoşlanan hanımlarla alâkalı değil tabiî ki bu beklentim, kâmiliyet bekliyorum bu seneden. Okuduğumuz bütün metinlerde hep 40 yaş güzellemesine denk geldik, vay efendim 40 yaş olgunluğu imiş, yok efendim androjen eksikliğiymiş. Pardon, gerçi bu sonuncu çok güzelleme olmadı. 40 yaş bahsini “new age” akımının kolpacı retoriğinin enfes örneklerinden biri ile kapamak isterim. “40 yaş, insanın, terk etmeye yaklaştığı bedenini sevgiyle kabule zorlandığı ve ruhunun, tekâmül tohumlarının meyvelerini toplamaya başladığı büyülü bir köprüdür.” der, bu köprünün ötesinden seslenenler. (Bu nasıl ılık bir cümledir yâ Rab.)

Ve Rab dendiğinde bu ülkede artık ne yazık ki bir neslin aklına hemen “Rabbişkom” geliyor. Bir şeyin varlığının onun Google arama sonuçlarına göre belirlendiği bir çağda benim yaptığım aramada 624 sonuç çıktı. En tepede ise incisozluk var ve entry tarihi 2012! 5 yıl dijital çağda bir şeyi eski yapar. Buradan İnci’nin kurucusu Serkan İnci’ye de selâm çakmak isterim zira “Yeni Türkiye” bir insan olsa bence bu ya Serkan İnci ya da Rasim Ozan Kütahyalı olurdu.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

PAYLAŞ
Önceki İçerikBizim Romanya
Sonraki İçerikAŞK AYNASI

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here