Asker Siyaset İlişkilerine İlişkin Güncel Bir Eser: VESAYET SAVAŞLARI

0
29

Geçen aylarda yayınlanan yeni bir kitap, asker-siyaset ilişkileri bağlamında kamuoyuna kayda değer malzeme sunuyor. Kitabın, yıllar boyu güncelliğini yitirmeyen sıcak tartışma konularına ciddî tespit ve eleştiriler getirmesi yanında yazarın kişiliği de göz önüne alındığında konuya ilgi duyanların yok sayamayacakları bir çalışma ile karşı karşıya olduğunu söylemeliyiz.

Yazar Ahmet Yavuz, kumpas yargılamalarında mağdur ve emekli olmuş tümgeneraldir. Kendisi asker camiası dışında da fikir ve kanaatlerini ifâde edebilen entelektüel seviye sahibidir. Bu satırların yazarının da 3 yıl süreyle asker ocağında sicil amiri olmuştur. Kendisi ile çalıştığım dönemde, akademik entelektüel faaliyetlerde sâdece teşvik ve desteğini hatırlarım. Bu dönemde kurmay adayı öğrenci subaylarımıza askerî alt yapı yanında İbn Haldun’dan Karl Marks’a düşünce dünyasının kilometre taşlarını takıntısız ve önyargısız bir şekilde inceletip tartışırdık. Ahmet Yavuz Paşa 1897 Türk-Yunan Savaşı’nda kahramanlık gösteren bir askere verilen kahramanlık madalyasının tuğralı beratını Kara Harp Akademisi’ne astırmakta sakınca görmeyecek kadar geniş bir bakış açısının sahibidir.1

Değerlendirmesini yaptığımız bu kitapta ayrıntılarıyla görüleceği gibi 15 Temmuz 2016 darbe kalkışmasında Ahmet Yavuz, girişime katılan askerleri yapılanların yanlışlığına ikna etmeye çaba göstermiş -bildiğimiz kadarıyla- tek emekli generaldir. Darbeci suçlaması ile 3 yıl hapis yatmış bir generalin meşru hükümete isyân girişimine elinden geldiğince fiilen karşı durmaya çalışmasını kayda değer buluyoruz. Daha önemlisi ise yazar, asker-siyaset ilişkileri konusunda son 15 yılda medyada görüş beyan eden emekli askerler arasında fikrimizce tutarlılık, kültür seviyesi, hoşgörü, soğukkanlılık ve hiçbir kesimi dışlamamak gibi nitelikleriyle önde gelmektedir. Hatta Ahmet Yavuz’un özellikle son birkaç yıldaki televizyon programlarındaki tavırlarıyla dar bir bakış açısını mütehakkim bir edâ ile kamuoyuna tebliğ eder tarzdaki bir kısım emekli subayın itici retoriğini önemli oranda tamir ettiğini ileri sürmek bile mümkündür.

Ancak bizce yazarın emekli asker camiası arasında temayüz eden vasfı, kendi görüşlerini nezaketle kamuoyu ile paylaşabilme medenî cesaretine sahip oluşudur. Kayıt dışı diyebileceğimiz ortamlarda hemen her konuda çok keskin eleştiriler yapabilen emekli askerlerin arasında “mahalle dışında” konuşabilecek ve dinlenebilecek çok fazla kişinin çıkmaması asker ocağı için bir zaaf görüntüsüdür. Bu durum donanım yetersizliğinin yanında kendi rahatının bozulacağı korkusunun yaygınlığına da işaret eder. Özellikle böylesi bir ortamda yazarın konuşmaları ve yazdıklarının ciddîye alınmayı hak ettiğini düşünüyoruz.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here