V.E.

0
115

Ve Sidre Mete ile geçen ay fotofinişe kalan mücadelemiz bu ay tüm rakiplerimi egale etmem ve yazıyı dergiye en geç yine benim göndermemle sonuçlandı. Eski çağlardan kalan Latincesi daha havalı bir aforizma der ki, “Zafer en iyi ilaçtır.” Ben de bu ilacın tesiri ile yazıyorum bu ay. Madem konu yazı yazmak; yazı yazma konusunda Türk matbuatında iki örnek oldukça tarihî değere mâliktirler. Biri, 28 Nisan 1960’da İstanbul Üniversitesi’ni basan polise karşı protestocu talebeleri korumaya çalışan Rektör Ord. Prof. Sıddık Sami Onar’ın yerlerde sürüklenmesi ve arbedede ateş eden bir polisin, Turan Emeksiz adlı Orman Fakültesi öğrencisini öldürmesi üzerine ertesi gün Çetin Altan’ın köşesine sâdece “Bugün canım yazı yazmak istemiyor” yazması. Diğeri de 28 Şubat’ın can-canlı zamanlarında radyo programında gazeteleri okurken Fatih Altaylı’nın, 1999 depremini kastederek “7.4 yetmedi mi?” pankartı açarak başörtüsü protestosu yapan kızlara, “Bunları takacaksınız rot balans makinesine döndüre döndüre balans yapacaksınız; fahişeler, şerefsizler, satanistler” demesinin ertesi gününde Akit gazetesinde Hasan Karakaya yazısına, “Bugün yazmak gelmiyor içimden… Sövmek istiyorum” diyerek başlaması. Karakaya’nın yazısına internetten erişebilirsiniz, mutlaka okuyun bence. Benim en sevdiğim bölümü “Bol taşlı, büyük başlı ‘yüzük’leri geçireceksin ‘büzük’lerine, döndüre döndüre ayar yapacaksın!..” kısmı çünkü yazar burada bir edebî sanat olan nazîreye göz kırpmış. Altaylı’nın balans ayarına alyans ayarı ile mukabele etmiş. Canım yâ, Allah rahmet eylesin ilginç adamdı, umrede aşırı doz viagradan kalp krizi geçirerek vefat etmesi haberiyle yaptı jübilesini.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin