Sitemsiz Bir Güldürü Türü Olarak Romantizm

Defterini evde unutmuştu, buna rağmen hatırlıyordu ne okuyacağını. Yazdığı şiiri gözlerini kapatıp hızlıca okudu, ezberi de pek yoktu ama bu yazdığını ezberlemek zor olmamıştı o kadar. Genç adam bildiğiniz tepeden tırnağa, bildiğiniz sırılsıklam, bildiğiniz sapasağlam… Bildiniz, aptal aşığımız o! Yazdığı şiirden, tuttuğu şiir defterinden de belli değil midir? Ya arkadaşlarından para toplayıp da aldığı 30’luk telefon kartından? Ya şehrin meydanında sıralamasının üstüne duran on iki telefon kulübesinden hangisinin çalışıp hangisinin çalışmadığından bilmesinden? Eriyen bembeyaz karın şehrin orta yerine bıraktığı ayazda tir tir titremesine rağmen sevdiceğini aramak için beklemesinden?

On iki telefon kulübesinin en sağlamının, rüzgâr almayanının yakınına doğru geldi. Cebindeki sigara paketini kontrol etti, dört dal sigarası kalmıştı. Üçünü sevdiceğiyle konuşurken en sonuncuyu da eve giderken içecekti. Yarına dair umutları vardı var olmasına ama beş kuruş parası da işte şu dört dal sigarasından başka varlığı da kalmamıştı. Saatine baktı, saatin çizilmiş camından altıya çeyrek mi var on iki dakika mı kestiremedi. Saatin bu bilinmezliğinden yazın çalışacağı işten alacağı parayla bi’ sevgilisine bi’ kendine yeni birer saat almaya çoktan karar vermişti. Sevdiceğinin saatini nasıl vermesi gerektiğini düşündü, yöntemini kendisi de bulamadı, belki başka bir şiirle… Sonu özlem olacak bir beklentiyle belki…

Yazının Devamı Ayarsız Dergisinde

Aylık fikir, kültür, sanat ve edebiyat dergisi Hâlet-i ruhiyemiz: Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

Önceki İçerikOyunbozan
Sonraki İçerikKronik Acılar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sepetiniz boş