Sancak Saçlı Saniyem

0
90

Kıymetli dostlar, okumakta olduğunuz derginizin bu sayfalarında, 2016 yılı Mart ayından bu yana, -bir başka ifâdeyle- tam kırk beş sayıdır aralıksız sizlerle oldum. Bu kırk beş yazıda, ağırlıklı olarak Türk musikisi olmak üzere genel müzik kültürü zemininde çeşitli konuları kaleme almaya ve sizlerle paylaşmaya gayret ettim. Kim bilir, belki bir gün bu yazılardan oluşan bir seçki yapar ve bir kitap ile de sizlerin huzurunuzda oluruz.

Ayarsız Dergi müdavimi siz değerli okur dostlarımızdan bilenleriniz, hatırlayanlarınız sanıyorum olacaktır ki bu sayfalarda kaleme aldığım birkaç yazımda özellikle taş plak olmak üzere plaklara olan tutkumdan ve sahip olduğum koleksiyonumdan, gramofon ve pikap sevdamdan, elektronik altyapıda boğulup mutasyona uğramamış doğal müzikaliteye olan ilgimden bahsetmiştim. Bu merakımın çok tabiî bir yansıması olarak gezip dolaşırken gördüğüm her antikacıya, eski eşya alıp-satan dükkâna, sahafa uğramak, oralarda vakit geçirmek gibi vazgeçemediğim, işin açıkçası vazgeçmek de istemediğim bir durumum var. İşte birkaç gün önce yine böyle bir mekândaydım…

Gayet işlek ve geniş bir ana yol üzerinde, dikkatle bakmazsanız kesinlikle fark edemeyeceğiniz, herhangi bir tabelası, ismi, nişanesi olmayan antikacı dükkânını fark ettiğimde önünden geçip gitmiştim bile. Aracımı sağa çekip hatırı sayılır bir mesafe geri gidip dükkânın önüne park ettiğimde içim kıpır kıpır oldu.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin