Sanatçılar Ahlâklı Olmalı mı?

0
24

Konu sanatta ahlâk ve etik olduğunda aklıma gelen ilk şey, sanatçının üretiminde etik kurallara uysa da hayatında kimi zaman ahlâklı olmadığıdır. Bunu pek çok şekilde açıklayabiliriz ama ben bunu ilk olarak sinema üzerinden açıklamak istiyorum. Hatta okumu direkt olarak hedefe doğru yönlendirip, buradan Amerika kıtasına gidiyorum.

İlk olarak, bizi New York limanında Martin Scorsese karşılıyor. Tabiî ki Özgürlük Anıtı’ndan sonra. Yıl 1989 New York üçlemesinin bir parçası olan Life Lessons filmindeyiz. Üretme konusunda sorunlar yaşayan bir ressamın, hem evindeyiz hem de iç dünyasında… Ressamımızın atölyesinde güzeller güzeli bir kadın bulunmakta. Genç kadın, ressamın resimlerine vurulmuş, ressamımız ise genç kadının kalçalarına. Genç kadın, resimleri yapan adamın kendisinin sâdece kalçalarıyla ilgilendiğini fark ettiğinde, onunla cinsel ilişki yaşamayı reddeder. Ressamımızın ise bu süreçteki tek gâyesi o kadınla sevişmektir. Tüm film boyunca bu çekişmeyi ve çelişkiyi Scorsese bize yaşatmıştır. Sanatın, üretim ve yaratmanın, her zaman acının ve günahın çocuğu olduğunu tüm çıplaklığıyla bize göstermiştir.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin