Milli Mücadele Ruhuyla Merdivenleri Çıkmak

0
30

Sonbahar girdiğinde nedendir bilmem hep çocukluğuma dönerim. Esen rüzgâr ve sararan yapraklarla birlikte kara önlüğümle okul yolundaki hâlim gelir aklıma. Okul sabahını dört gözle beklerdim: Okul başlasa da arkadaşlarımla okulun bahçesinde buluşsak… Tek derdim buydu sanırım çocukluğumda. Okulun önünde yüzlerce kara önlüklü çocuk hep bir ağızdan İstiklâl Marşımızı okurduk. Sonra da okulun en güzel sesli çocukları on-on beş dakikalık şarkı-türkü serenadına başlardı, bazıları da şiir okurdu. Evet, kara önlüklü, biraz yoksul, biraz bakımsız çocuklardık ama okulun bahçesindeki neşeli seslerimiz tüm mahalleye yayılır ve bundan kimse rahatsız olmazdı.

Okulumuz öyle şimdiki apartmandan bozma okullardan değildi. Taştan örülmüş duvarlarıyla içinde altı yedi tane bahçesi olan tarihî bir okuldu… Türk romanının büyük ismi Tarık Buğra’nın da okuduğu okuldu benim okulum. Bu taş bina; bahçesinin içindeki Aziz Meryem Ana Ermeni Kilisesi’nin idarî bölümüyken Cumhuriyet’in kuruluşunu izleyen yıllarda elden geçirilip çocuklar için mektebe dönüştürülmüş, 1926 yılında öğretime açılmıştı. O zamanki adı da “Gazi Mustafa Kemal Paşa İptidaî Mektebi”ymiş.*

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin