Konur Kısraklar Üstünde Bir Bebek

0
5

Yeni evli karı-koca bir saate yakın oturdular öylece konuşmadan. Neden sonra evin taze hanımı Akbata konuşması gerekiyormuş gibi davrandı. “Nasıl bu kadar arı-duru hatırlıyorsun her şeyi?”

“Bilmiyorum ama her şeyi hatırlıyorum. Yalnızca ruhumda derin iz bırakan zamanları değil çoğu insan için gereksiz gibi görülen pek çok şeyi de hatırlıyorum. Bu sabah ne yediğimi, Ağrı’nın eteklerindeki gelincik tarlalarının neye benzediğini, komşunun kızı Almagül’ün elmasını yerken neden ağladığını, akçıl atların tırıs yürürken neden acı çektiğini ve serçelerin derdini… ” Gülüştüler çünkü ikisi de biliyordu ki serçelerin derdi “aşk”tan gayrisi değildi.

“Yola nasıl çıktığımızı hatırlıyor musun?” Tolkuneke, Akbata’nın yüzüne ‘Bu soruyu neden sordun ki şimdi?’ der gibi baktı. “Ben unutuyorum çünkü çoğu şeyi. Aralarda hep boşluklar kalıyor… Altın Altay’dan nasıl çıktık, hangi gün çıktık?..”

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here