“Karga Olan Gül Kıymeti Bilemez”

90’ların varoş kültürünü içine sindirmiş birisi olarak “Ferdi”ciydim ben. Orhan Gencebay’ı oldum olası sevemedim. Müslüm Gürses ise sevgiye, sevgiliye ve bilhassa kader ve kader bağıyla “Tanrı”ya isyân içerikli şarkılarıyla hep önyargıyla yaklaştığım birisiydi ama yalan yok Orhan’ın şarkılarından bazılarını ara ara ve Müslüm’ün pek çok şarkısını sık sık hâlâ hayranlıkla dinlerim.

Müslüm’ün isyân içerikli şarkılarına hep tedbirli yaklaşmakla birlikte yanımda ve yöremde en ağır “Müslüm”cüler vardı. Evet, “jiletçi”ler diye de tarif ettiğimiz insanlardı onlar. Kollarındaki, göğüslerindeki ve hatta yüzlerindeki jilet izlerinden, ellerindeki şarap, bira şişelerinden, oturdukları rakı masalarından ve konuşmalarından korkuyorduk bu insanların. Dahası kendi adıma “Baba”yı çok dinlersem içkiye başlayacağım ve sağıma soluma jilet atacağım fikri de korkutuyordu beni. “Müslüm”cülerin ses tonlarındaki acı, isyân, düzensizlik, gemileri yakma, inceldiği yerden kopmasına müsaade etme, kadere isyân etme ama bir taraftan da kadere boyun eğme hâli: “Ne yapalım? Allah Baba da bizi böyle yaratmış abiii…”

Benim gibi insanların “Baba”yı böyle hatırlamasının elbette sebebi var:

[vc_cta h2=”Yazının devamı Ayarsız dergisinde” style=”3d” add_button=”right” btn_title=”Abonelik Formu” btn_style=”3d” btn_shape=”square” btn_color=”danger” btn_link=”url:http%3A%2F%2Fayarsiz.net%2Fabonelik-formu%2F|||”]Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.[/vc_cta]

Önceki İçerikİnşacı Bir İsyan
Sonraki İçerikHALİÇ’İN DEVİ

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sepetiniz boş