FIRAT ÇAVAŞ ile DOĞA İÇİN ÇAL’I KONUŞTUK

0
487

Doğadan çaldığın yeter, doğa için çal” gibi bir motto ile çıktılar bu yola. Ve daha ilk günlerde dediler ki:

Küresel iklim değişikliği bir dert; seller, taşkınlar, buzulların erimesi, kıyıların denizler tarafından yutulması ihtimali, kuraklık…

Beslenme başka bir dert; besin bulanlar için GDO’lu ürünler, denetimsiz tarımsal ilaçlama, sakıncalı katkı maddeleri… Bulamayanların sorunu karmaşık değil, sâdece açlık! Enerji savaşları, temiz su savaşları… Yâni gidişat iyi değil.

En güçlü ya da yoksul olanların büyük çoğunluğu, kendi küçük ya da büyük çıkarlarını esas alarak, kendilerini dünyanın merkezine koyarak yaşıyorlar. Herkesin mazereti var!

Dediler demesine de, kendileri mazeret üretmek yerine, bir şeyler yapmanın gayretindeydiler. Doğa ve müziği, yine kendilerinin ifâdesi ile bakın nasıl bir mantıktan hareketle birleştirdiler:

Doğa sorunlarının evrenselliği, doğanın insanlara mekân ve kaynak oluşuyla; müziğin evrenselliği ve insanların ortak dili oluşu arasındaki bağ, projenin çıkış noktası oldu.

Ve Sevgili Fırat Çavaş, bu işin mimarı… Doğdukları kentler farklı, yaşadıkları mekânlar farklı, zevkleri, hayata bakış açıları farklı tam kırk beş müzisyeni, var olan gerçekleri bir kez daha hatırlatmak, sosyal farkındalık yaratmak için bir araya getirdi ve doğa için çalmaya başladılar.

İlk şarkıları, hepimizin yüreklerine nakşolmuş bir Karadeniz türküsü olan “Divane Âşık Gibi” idi. 2011 yılının Aralık ayında yayınlanan bu video, sâdece kendi YouTube kanallarında, bu yazıyı yazdığım tarih itibarıyla 11 milyon gibi bir görüntülenme rakamına koşuyordu.

Ve aradan geçen yaklaşık altı yıllık zaman diliminde, toplam sekiz adet video yayınladılar ki bu çalışmaların yine sâdece kendi YouTube kanallarındaki toplam görüntülenme rakamı 74 milyonu geçti. Komedyen Cem Yılmaz’ın da katkı verdiği ve geçen ay yayınlanan, “Hayde” türküsüne çektikleri klip, ilk iki haftasında, sâdece kendi YouTube kanallarında, 6 milyon kez seyredildi.

Bu projelerde, isimleri belki pek duyulmamış ancak çok yetenekli onlarca müzisyene; adları hemen aklıma geliveren Murat Evgin, Bekir Ünlüataer, Fatih Ahıskalı, Fuat Saka, Serkan Çağrı, Sümer Ezgü, Göksel Baktagir, Hayko Cepkin, Sevcan Orhan, Cahit Berkay, Levent Yüksel, Şebnem Ferah, Makbule Kaya, Melihat Gülses gibi dev isimler de eşlik ettiler.

Değerli dostlar, bu ay, bir değişiklik yapıyor ve ben burada susuyorum. Sözü, girizgâhta çok genel hatlarıyla anlatmaya çalıştığım bu başarının mimarı Sevgili Fırat Çavaş’a bırakıyorum. Sağ olsunlar, siz AYARSIZ okuyucuları için yapmış olduğum röportaj teklifimi kabul ederek beni kırmadılar.

 

 

S.S.: Fırat Bey, ekolojik çevre duyarlılığı ile müzikal platformun bu denli leziz bir kompozisyonunu yapma fikri ilk olarak kimden ve nasıl çıktı? Yanlış biliyorsam lütfen düzeltin. Doğa İçin Çal projesi “Playing for Change” projesinin Türkiye ayağı. Bu proje hakkında da kısa bilgi verebilir misiniz?

F.Ç.: Proje fikri ilk kez benden çıktı. Evet, Playing for Change ile yazıştık ve ben onlardan projenin benzerini yapmak için izin istedim. Ancak onların Türkiye ayağı değiliz.

Öyle olsaydık “Playing For Change Türkiye” gibi bir ismimiz olurdu 🙂 “Doğa İçin Çal” ismini, logoyu ve neredeyse Doğa İçin Çal’ın Doğa İçin Çal olmasına sebep olan diğer her şeyi agaclar.net’in sahibi ve aynı zamanda benim annem olan Vildan Özfenerci buldu. Amacımız farkındalık yaratmaktı ve sekiz yıldır bunu başardığımızı düşünüyoruz.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here