Bir ütopyanın kurulumu üzerine…

0
43

İnsanoğlunun en eski hayali hiç şüphesiz ki “sorunsuz bir dünyada yaşamak”

Hani “ekmek elden, su gölden” olmasın ama hiç olmazsa ekmeğe de suya da insanlık onurunu ayaklar altına almadan, sorunsuzca erişmek mümkün olsun…

 

Dünya, ne zaman sorunsuz olur peki?

İnsan insanı sömürüp tüketmezse…

Ve yâni:

Devletler adına iş görenler, o devletleri var eden bireylerin mutluluğunu sağlamayı birinci görev sayarsa…

Bireyler de “dikkate alınma” sırasını beklerken azıcık sabır ve hoşgörüyü elden bırakmazsa…

İnsanlar inançları ve etnik kökenleri nedeniyle ayrımcılığa uğramazsa; “eşitlik fikri” ütopya olmaktan çıkarılırsa…

Hızlı, titiz ve taraf gözetmeyen gerçek adâlet, gündelik yaşamda somutlaştırılıp “mülkün temeline” gerçekten indirilebilirse…

Bununla birlikte paylaştığımız hayatın ufak tefek sorunlara kaynaklık ettiği gibi, gözden kaçan (?) devâsa güzelliklerin de anası olduğu akıldan çıkarılmazsa…

İyimserlik, gerçekçi dayanaklarla güçlendirilirse ve yaygınlaşırsa…

Yâni olursa…

Yâni yaygınlaşırsa…

Ve yâni tutarsa…

-se, -sa…

-meli, -malı…

İşte o zaman mutluluk da bir salgına dönüşebilir.

Belki o zaman istesek de kaçamayız mutlu olmaktan…

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here