Bak Postacı Geliyor-XIV – “Kâfir ağlar bizim ahvali perişanımıza”

0
9

“Kâfir ağlar bizim ahvali perişanımıza”

“Bak postacı geliyor, selam veriyor

Herkes ona bakıyor merak ediyor…”

 

Acaba Musa Bey, bizim postacının insanın içini kıpır kıpır eden bu şarkısını ve ayak sesini duymuş mudur, bilemem. Zaten Musa Bey’i de bilmem, tanımam. Büyük ihtimalle siz de tanımazsınız. Fakat benim bildiğim, sizin de birazdan öğreneceğiniz bir şey var, o da şu: Bu bizim tanımadığımız Musa Bey’e 21 Eylül 2009’da Prizren’den gönderilen önemli bir istek mektubu var:

“Musa Bey,

Dün bayram sabahı Prizren merkezinde Suzi Çelebi’nin kabrini ziyaret ettim. Kabrinin metruk hâlinden derin ıstırap duydum. 16’ncı yüzyılın bu kahraman komutan, şair, kadı ve eğitimcisi Çelebi’ye reva gördüğümüz akıbet, biz Türkler için utanç sebebidir. ‘Sahib-i seyf ü kalem’ yani kılıç ve kültür adamlığını şahsında birleştirmiş bu şahsiyet bu toprakların Türkleşmesinin sembol ismidir. Fikrimizce eriyen nüfusumuza rağmen buralarda Türkçemiz yaşıyorsa sayesindedir…

İşte bu yüksek şahsiyetin kabrinin onarımına himmetiniz olabilir umuduyla sizi, rahatsız ediyorum. (…) Cevabınızın ne olacağını kestiremediğimi söylemeliyim. Gönlümüz bu himmeti rahmetli babamızın yeğeni merhum Sabri Kiya’nın oğlundan ümit etmek istiyor. Umduğumuz olmazsa Namık Kemal Bey’in gayretsiz insanlara hitabı size de raci olur:

Felekte baht utansın binasip erbabı himmetten…

Selam düzgün insanlara olsun…”1

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here