Athos, Porthos, Aremis

0
18

(En İyi Sazanlar Burdaaa!)

Ben henüz on yaşındayım, o zamanlar kardeşim Elif listelerde yok (aramızda on bir yaş var). Bir sabah saat beş suları kapımız çaldı. Annem ve babamdan önce ben fırladım yataktan, kapıya doğru gidiyordum ki, babam:
“Sen dur bakalım!” diyerek durdurdu beni.
“Kim o?”
Amcamdı kapıdaki. Babam önce sürgüyü sonra kilidi en son kapıyı açtı.
“Hayırdır abi? Mühim bir şey mi var? Annemle babam iyi mi?”
“İyiler iyiler, telaş etme. Hadi hazırlanın balığa gidiyoruz.”
O sırada sabahlıklı annem uyku sersemi hole geldi, amcamı gördü bir besmele çekti.
“Korkma anne amcam bizi balığa götürecekmiş,” dedim, annem ikinci besmeleyi çekti,
“Ne balığı Aptullah? Ne hazırlık yaptık, ne bir şey. Öyle pat diye?”
Babam henüz ayılamamış bir vaziyette konuşulanları dinliyordu. Amcam,
“Ne hazırlığı? Yoldan ekmek mekmek, domates momates alırız, zaten balık yiycez… Hadi hadi, Yaşar (yengem) da arabada bekliyor, daha Tülaylara (halamlar) uğrayacağız,” dedi çıktı gitti. Biz birbirimize baktık şaşkın şaşkın. Hazırlanmaya başladık.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin