Vatan Endişesi Ve Cehâlet “Mürekkebin Akmadığı Yerden Kan Damlar”

0
105

Yaşar Nabi Nayır’ın bir anketine verdiği cevapta Ahmet Hamdi Tanpınar şöyle demektedir: “Hiçbir milletin münevveri bizim kadar içtimaî olamaz. Eğer ferde âit bazı tabiî hakların bile peşinde koşmamışsak, bu, daimi bir tehlike içinde yaşamamızdan gelir. Türk milleti iki yüz sene muhasara edilmiş bir kale nizamiyle yaşadı. Muhasara şiddetlendikçe fert etkisini cemiyete bağışladı… Bu hâl bizim neslimizde büsbütün kuvvetli oldu. Çocukluğumun hangi devresine baksam, etrafımda ve kendi içimde bu vatan endişesini gördüm. İşte mütarekenin eşiğinde bu endişe beni büsbütün kaplamıştı.”1

Türk toplumunun en büyük dertlerinden biri vatan endişesidir. Daimi olarak kuşatılmışlık ve süreğen bir şekilde devletimizi-vatanımızı, kısacası millî varlığımızı koruyup sürdürme kaygısı yüzünden Türk toplumu 93 Harbi’nden bu yana rahat bir soluk alamamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu sonrasında Anadolu coğrafyası belirgin bir sulh dönemine girmişse de işbu aldatıcı rahatlık fazla uzun sürmemiş, neredeyse on yılda bir tekrarlanan askerî darbeler, Kore ve Kıbrıs savaşları, 12 Eylül öncesinde uzun yıllar sürüp giden sağ-sol çatışmaları hem Türk aydınlarını hem Türk gençliğini hem de Türk subaylarını heder etmiştir. 12 Eylül askerî darbesi sonrasındaki süreçte ise Türkiye’nin çok hızlı bir toplumsal değişim/dönüşüm yaşaması, yetmişli yılların bitimine kadar varlığını sürdürebilen nezih hayat tarzının 12 Eylül’ün ardından süratle yozlaşması, akabindeyse Muhafazakâr/İslâmcı siyasetle TC devletinin rejiminin tartışmaya açılarak yıpratılması Türk milletinin şirazesini büsbütün bozmuştur. Bu bozuluşlarla birlikte Türk toplumunun psikolojik sağlığa da bozulunca kendine, devletine, ordusuna, hukuk sistemine, eğitim ve sağlık politikalarına güveni de epeyce sarsılmıştır. Yugoslavya’nın dağılmasının getirdiği Boşnak-Sırp savaşında kaybeden Türkiye olmuş, sınır komşuları Irak ve Suriye’nin iç savaşa gömülmesi ile de Anadolu coğrafyasının demografik yapısı Türklük lehine bir zemin kaymasına mâruz kalmıştır.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here