Siz Diktafon Nedir Bilir misiniz?

0
90

Arabeskliği elitist bir tavırla yıllar yılı hırpalayan kalabalık bir kitle olarak günah çıkartmak değil derdimiz. Zira arabesk zihin dünyamızda hâlâ hor gördüğümüz bir kavram olarak yer almakta. Bunun için de kendimizce mazeretlerimiz var elbette. Fakat hor gördüğümüz kısım, bir kültür olarak yer bulan ve bunun tezahürü olarak da bir hayat şekline dönüşen o tuhaf hâl… İşin erbabı olmadığımdan müzik sektörüne dâhil olan arabeskliğe değinmeyeceğim pek tabiî. Zihin dünyamın küçük sosyolojik laboratuvarına girip de naçizâne aklımla muhakeme ettiğim ve sonunda da yüzümü buruşturduğum bir neticenin notlarını dökeceğim, kağıda… İtiraf etmeliyim ki, notlarıma taraftar toplama endişesinden de hayli uzağım.

Arabeskliğin türlü türlü yansımasına şâhitlik eden zihnim bu ara gündemine bir fikir adamının cümlelerini aldı:

“Arabeskliğin daniskası, meğerse ‘gazeteci-yazar’lık adı altında ‘matbuat’ımızın en özenilen rütbe ve mevkii hâline gelmiş gelmesine de bizim gafletimize ne demeli? Bir vakitler, gazetelerimizin en ‘beylik’ tiraj artırma yollarından biri, fikir ve edebiyat dünyamızın en meşhur ve muteber kalemlerini bünyesinde barındırmaktan geçermiş. ‘Bâbıâli’nin ağır topları’ denilen ‘üstad’lar… Tabiatıyla, gazeteleri gazete yapan da verdiği haberlerden ziyade ‘nâşir’i olduğu fikirler… Dolayısıyla fikir ve fikirle beraber muharrir de uzun bir müddet itibar ve önem hiyerarşisinin ilk sıralarında yer almış.”

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here