SİYASAL İSLÂMCI TARİHÇİLİĞİN SEFÂLETİ: Bir Zihniyet Analizi

0
227

Anayasa değişikliğine yönelik referandum kararının alınmasıyla birlikte rejimin değişmesini arzulayan siyasal İslâmcı-muhafazakâr kitlenin aydınları, bürokratları ve parti yöneticilerinde, Atatürk ve Cumhuriyet’e yönelik saldırı/hakaret etme modası başladı. En son “hükümete yakınlığı ile bilinen” bir televizyon kanalında bütün sermayesi Atatürk’e hakaret etmek olan “sözde tarihçilerden” oluşan bir grup, Atatürk’ün özel hayatı ve mânevî kızı Âfet Hanım hakkında edepsizce iddialar ortaya atmış, toplumdan gelen sert tepkiler üzerine savcılık soruşturma açmak zorunda kalmıştır. Bardakçı’nın dediği gibi, “Bu adamlar tarihçi falan değil, ideolojik tüccar. Bunların ortak özellikleri devlete, Atatürk’e, kurucularına ve Cumhuriyet’e hakaret etmektir. Çünkü bu onların ekmek parası. Tarihçi diye geçinirler ama hayatları boyunca tek bir belge yayınlamamışlardır. (…) Şimdilerde pek bir moda olan ve milletin tepkisini nihayet çeken ‘alternatif tarih’ denen iş ‘yalan’, ‘palavra’ ve ‘desteksiz atma’ demektir; yeri geldiğinde de küfür ile hakaretten beslenir! Eleştirilerini belge ve bilgi ile yapamayanlar ‘alternatif tarihçi’ havalarına bürünüp işi hakarete ve iftiraya götürürler. Son günlerde Atatürk, Zübeyde Hanım ve Afet İnan ile ilgili gevelemeler de işte bu kişilerin ve bu zihniyetin ürünüdür.”1

Sosyal psikolojide “Nedensellik yükleme” olarak tanımlanan bir kavram vardır. İnsanların yaptıkları veya yapmadıkları davranışların nedenlerini anlamayı anlatır. Bu davranışlar kişilerin kişilikleri ve bilişsel dünyaları hakkında bilgi verir. Fakat normal koşullardaki normal davranışlar değil de özel koşullarda sarf edilen düşünce ve davranışlar bize bir anlam verir. Bu noktada davranışın gerçekleştiği bağlam önem taşır. Bu bağlamda kullanılan ölçütlerden birisi toplumsal onaylanabilirdik ya da beğenirlik derecesidir. Atatürk hakkındaki konuşanlar hakkında bilgi edebilmek için o kişilerin geçmiş yaşantılara bağlı olarak oluşturulan inanç ve beklentilerini bilmek ve anlamak gerekir.

Siyasal İslâmcı zihniyetin Atatürk ve Cumhuriyet algısının dışavurumları istisnaî durumu aşarak normal bir biçim alması, sahip oldukları bilişsel evrenin algısal şemaları ile uyumu açısından anlamlıdır. Cumhuriyet aleyhine söylemleriyle bilinen, “Bizim gâvurumuz elin gâvurundan daha şiddetli” diyen Kadir Mısıroğlu2 bir konuşmasında, “Keşke Yunan galip gelseydi. Ne hilafet yıkılırdı. Ne şeriat yıkılırdı. Ne medreseler lağvedilirdi. Ne hocalar asılırdı. Hiç biri olmazdı” ifâdelerini kullanarak Yunan işgalini meşrulaştırmakta ve Millî Mücadeleyi aşağılamaktadır.3 Bir politikacı sosyal paylaşım sitesinde “94 yıllık sarhoşların kurduğu rüyalar bitti. Tabiî ki evet demekte,4 bir başkası da “1923’te de koskoca 650 yıllık çınara darbe yaptılar. Cumhuriyet kuruldu. İçinden ihanet edenler, ecdada hainlik edenler, olunca hayır gelmiyor. Bu milleti, millet yapan değerlere saldırmaya başladılar. Kur’an’a, ezana…”5 demektedir. Aynı zihni yapının ürünü bir başka kişi de “Atatürk olmasaydı diye bir şey yok, keşke olmasaydı diye bir gerçek var artık”6 derken aynı zihniyet ürünü bir Milli Eğitim Müdürü (!), “Bu referandum değil, mazlumların ümidi, İslâm’ın hizmetkârı, ümmetin son kalesi Türkiye’nin 90 yıllık aradan sonra yeniden dirilişinin oylanması”7 diyerek ileti yazabilmektedir. Devletin Anadolu Ajansı da yıllığının 10 Kasım’la ilgili bölümünde Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıldönümünden söz edilmezken, Abdülhamid’in 174. doğum yıldönümü anmaktadır.8 Referandumla birlikte artan iktidar partisine mensup siyasîler ve bürokratlar tarafından Atatürk ve Cumhuriyeti hedef alan söylem ve demeçlerin örnekleri çoğaltılabilir. Biz gündelik yaşamın ilişkiler ağından hareketle bir zihniyetin tecessüm edişini yansıtan örneklere önermelerimizi somutlaştırmak için yer verdik. Siyasal İslâmcı-muhafazakâr zihniyetin toplumun farklı katmanlarından örneklerle Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Atatürk’e yönelik bakış açısını yansıtmaya çalıştık.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here