Kara Kütüphane-Okumanın Ve Kitapların Kutsallığı

0
14

R.W. Emerson böyle buyurmuş. Peki, doğru mudur? Ya da en baştan sormamız gereken bütün soruları soralım da rahatlayalım: Neden kitap okuyoruz ve okuma eylemini kutsuyoruz? Bu kutsallık ile haremin bağlantısı ne? Kitap okumaya ilişkin modern çağda sergilenen bazı davranışlar hangi içgüdülerin sonucu?

Bu yazıda bu soruların büyük çoğunluğuna cevap vermeyeceğim. Zira sâdece sizi yazıya odaklamaya çalışıyorum. Efendim, yâd ellerde bookporn (kitap pornosu) denen bir hâdise var. Ne yediğini merakla bekleyen güruha, fotoğrafını çekerek gösterme eylemine “foodporn” diyor ecnebiler, hah bu da öyle bir şey işte. Kitap pornosunun ana motivasyonu ise elimizdeki kitaptan takipçilerimizi, arkadaşlarımızı ve belki de tanımadığımız koca bir kitleyi haberdar etmek. Bunu yaparken; “Okumayacağım kitapları aldım, ama resmini paylaşıyorum, çünkü bunu alabilecek güce sahibim”, “O kadar kültürlüyüm ki, şimdi kültürüm sana ne kadar cahil olduğunu gösterecek” gibi düşüncelere sahip olduğumuzu düşünebilirsiniz. Ya da tam tersi, bu durumun paylaşılan insanlara okuma arzusu kazandırdığını iddia edebilirsiniz. Ben bu neviden paylaşımların kitapların kutsallık ve saygınlığına zararı mı, yoksa faydası mı var karar verebilmiş değilim. Emerson’un güzel aforizması sonrasında ise, “Acaba ben de sürekli haremimi başka gözlere açan bir ahlâksız mıyım” diye kendime soruyorum sâdece.

Geçen ayı kapatırken kitabın ve kitap okumanın kutsallığından bahsediyordum. Evet, mâkul pek çok kitap okurunun içgüdüsel olarak da kavrayacağı üzere, kitapların ve okumanın kutsallığı, dinlerden ve kutsal kitaplardan kaynaklanıyor. Eğer dinî metinlerin dikte ettiği binlerce yıllık tarihleri bir kenara bırakacak olursak, dünya tarihinin ilk tek Tanrılı dini ve bu dinin manifestosu kabul edilecek Tevrat’ın ne zaman yazıldığına dair ulaşılabilen en eski tarihin M.Ö. 1312 yılı olduğu söylenmekte. Elbette bu tarihin kesinliğine itirazlar olduğunu da ilâve etmeliyim. Zira Hz. Musa’dan önce, Hz. İdris’e nam-ı diğer Enok-Hanok’a indiğine inanılan bir “Enok Kitabı”ndan da bahsedilmekte. Üstelik İslâm tarihinde kendisine 30 sayfadan fazlası verilmemiş olduğu söylenmesine karşın, bugün bu kitabın bulunan orijinal kopyasından çoğaltıldığı iddia edilen bir sürümü bu bilgiyi reddetmekte. Bu yeni sürüm kutsal kitabı merak ediyorsanız, satın alıp okuyabilirsiniz. Sâdece Google’a “Peygamber Enok’un Kitabı” diye sormanız yeterli. O zaman Hermes yayınlarından çıkan; kutsal kitaplarla benzer şeylerden bahsetmesinin yanı sıra devler, düşmüş melekler ve henüz gerçekleşmemiş tufandan bahseden bu kitaba ulaşabilirsiniz. Bu bilgilerin yanı sıra, dinler tarihi ve antik çağ mitolojisini harmanlamış bir okuma düsturunuz varsa, zihin jimnastiği yaptıracak pek çok ayrıntı bilgiyi özümseyerek yeni fikirlere ulaşabiliyorsunuz. Örneğin Peygamber Enok ile Sümer Tanrısı Enki’nin özellikle tufan hikâyelerinin benzerliği sebebiyle aynı kişi veya “şey” olduğu yönünde beyninizde söndürülemez yangınlar çıkıveriyor. İşte bu yüzden de kitapların kutsallığına geçmeden, kutsal kitapların ilk örneği olduğu iddia edilen bir yazma hakkında bir şeyler okuyor olmanın hepimize yardımı olabilir diyerek, size kitabı tavsiye edip konuya devam edeyim.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

PAYLAŞ
Önceki İçerikCameleri Harhali Etmak
Sonraki İçerikKEŞKE

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here