Humor Sâhibi Atsız

0
408

“Humour” bizde karşılığı olmayan bir kelime yâhut Atsız’ın tâbiriyle, “cehele-i fecerenin karîha-yı sabîhası”na nazaran, bildiğimiz komiklik; nisbeten uygunu, mizah duygusu… Umberto Eco, humor nâkısasının bir total mahrûmiyet hâlini alması durumunda Nazizm’e yol açacak kadar feci sonuçlar verebileceğine değinmiş; ama bizim ırkçılığımızın mümessili olan Atsız’dan haberdâr olmadığı kesin… Ayrıca Hitler’in makaralı bir adam sayılamayacağı ve gülmeyi bilmediği de çok su götürür bir kaziye. Kavgam’ı alıp okuduğunuzda, geride kalan asrın bu vahşetnâk diktatörünün epey şenlikli bir mizah hissinden behredâr olduğunu görebilirsiniz. Kaldı ki Gotham City’yi velveleye veren Joker’in de serâpâ alçıya bulanmış humordan halk edildiğini biliyorken böyle önermelerde bulunmak ne kadar doğru olur, tekrar düşünmek lâzım. Bütün bunlara çevremde humorla lebâleb dolu insanların –akıl yönünden Tanrı’nın gedâ kulları sınıfına giren, 40’ların Türkçülüğünün berbat pastişleri olarak kalıp beyni helmelenmiş birtakım müptezel numûneler hâriç- hep milliyetçiler olduğuna dâir tecrübî bilgimi de eklersem, evrensel faşist duyarlılıklar nâm u hesâbına müteveffa Eco’yu da ilzâm edebildiğimi söyleyebilirim. Bir de Nazileri kimseye öyle kolay kolay yedirmek istemem. Hem onlar da elden geldiğince bizi kayırmayı ihmâl etmemişler: Hitler’in sekter sapığı Himmler, her fırsatta Hıristiyanlığa söverken onu Müslümanlıkla karşılaştırmayı ve Müslümanlığı methetmeyi meslek edinmiş; Rudolf Hess aracılığıyla tanıştığı Kur’an ise başucu kitaplarından olmuş. Himmler’e göre Viyana kuşatmasında Türklerin yenilmesi çok olumsuz bir gelişmeymiş. Bu olumsuz gelişmede Almanya’nın gereksiz yere direnmesinin de Alman kültürünün zararına olduğunu söyler dururmuş. Ona göre Türkler tüm Avrupa’yı işgâl edebilseler, bugünkü (o günkü) Yahudi kültürü yerine öz Germen kültürü Türklerin müsâmaha politikası sâyesinde yaşayabilecek ve Almanya Yahudileşmekten kurtulacakmış (Tabiî Yahudilere Almanlardan daha fazla müsâmaha gösterdiğimizi unutmasına değinmiyorum). Ayrıca Hz. Peygamber’le ilgili takdirkâr ifâdeleri de pek çok metne yansımış bu temiz yüzlü sapığın. Şöyle demiş: “Muhammed, pek çok kişinin korkunç derecede korkak ve aptal olduğunu biliyordu. Savaşta cesurca savaşan ve ölen her savaşçıya iki güzel kadın vaat etmesi bu yüzdendir… Bir asker bu dilden anlar. Öteki dünyada bu şekilde karşılanacağına inanırsa, hayatını vermeye istekli olur; savaşa seve seve gider ve ölümden korkmaz. Buna ilkellik diyebilir ve gülebilirsin… Ama derin bir bilgeliğe dayanır. Bir din, bir erkeğin diliyle konuşmalıdır.” Nazilerin ne kadar espritüel mahlûklar olduğunu da gösterdiğime göre, artık yazıma, Umberto Eco’nun çürümüş yüzüne akıntılı bir omlet kıvâmında yapıştırdığım tebessümle mutlu olarak ve buraya kadarki sarkastiğe uyanmayanlara söverek devam etmem mümkündür (Yine de uyarmalıydım; zîrâ Atsız’ın dediği gibi; “Bu memleket geri zekâlılarla, delilerle, ruh hastalarıyla doludur”):

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here