Hipersosyal Toplum ve Dijital Aktivizm

0
28

İlk olarak Geoffrey Miller, akademik çevrelerde ses getiren sosyal-psikolojik başyapıtında, Tüketimin Evrimi adını verdiği kitabında kullandı ‘hipersosyal toplum’ kavramını.

Ancak bu kavram, Miller’dan önce de çağdaş dünya düşünürlerinin, özellikle de Avrupa’nın bugünkü siyasal politikalarına temkinli hatta muhalif yaklaşımlar sergilemiş Jacques Derrida, John Bordley Rawls, Jean Baudrillard gibi ‘yeni kuşak filozofların’ üzerinde durduğu, etrafını sabırla tavaf ettiği dikkate değer bir paradigma değişimini ifâde ediyordu.

Kısaca, ‘hipersosyal toplum’ kavramı Miller ölçeğinde yeni sayılırdı; ama buğusu, başka fikir fırınlarının üzerinde tüteli de epey olmuştu.

***

İnsan…

Birey…

Bireyleşme…

Bireyden organize olmuş topluma geçiş…

Ya da tam aksi yönde, organize olan toplum içinde güçlü bireyselleşmenin tezahürü…

Sosyalleşme…

Sosyal toplum…

Sonra süper sosyal toplum…

Nihayet ‘hipersosyal toplum’…

Uygarlığın kronolojik akışında çok önemli dönüm noktaları bunlar.

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın geçtiğimiz nisan ayında gençlik kamp liderleri eğitimi kapsamında Antalya’da düzenlediği ‘Etkili İletişim’ dizi seminerlerinde gençlerle konuştuğumuz ilk alt başlık -deyim yerindeyse seminerin önsözü- de yine bunlardan oluşuyordu.

Bunları bilmek önemli mi?

Evet, bunları bilmek çok önemli; çünkü hiper sosyal toplumun köklerini ve doğum hikâyesini bilmek, karanlıkta ayağımızı nereye bastığımızı ya da içinde yaşayacağımız binayı nasıl bir zemin üzerine inşâ ettiğimizi bilmekle eşdeğerdir.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here