Hayvanat Bahçesi

0
13

Mutlu olmak için fazla rüzgârlı ve soğuk, mutsuz olmak içinse erken alınmış bir karar olurdu. Ne de olsa saat sabahın altısıydı. Geceyi Balat sahilde geçirmiştim. Banklara kerkinen ayyaşların, caddede falçata sallayan travestilerin aralarında volta aldığım saatlerin ardından hava nihayet aydınlanıyordu. Yâni müşterisini indirecek olan taksicinin para üstü sayarken arabasının ışığını açmaya artık yeltenmediği saatler.

Gecenin ayazı, içimin avazı gelen kışın habercisiydi. Israrla yeşilin yanmasını beklediğim ışıklardan karşıya geçmiş ve İMÇ yokuşunu düşünceli adımlarla çıkmaya başlamıştım. Su kemerinin hemen altındaki parka iyiden iyiye yerleşmiş olan Suriyelileri görmemek için at pazarına çıkan sokağa doğru saptım. Her sokakta ayrı bir efkâr ayrı bir anı taşıyordu yüreğim. Sıralanmış kasapların vitrinlerinde sallanan, kemiğinden sıyrılmak üzere olan etleri gördükçe kaburgalarım yerinden çıkacak gibi oluyor fakat kendimi iştahlı bir sofrada düşünmekten de alıkoyamıyordum.

Sokaktan süzülen kanları takip ederek kendimi kadınlar pazarının o şenlikli meydanına attım. İşte şimdi burada karnımı doyurabilirdim.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin