Dersaadet Dersaadet Olalı Böyle Saadet Görmedi

0
28

Sıra sıra balıkçı tekneleri engin maviliğin üzerinde düzensiz bir ahenk içinde yalpalanıyordu. Kiminin rengi mavi, adı Hızır Reis, kimi kırmızı, adı Attalos, kimi yeşil renkli, Yakamoz. Sırası gelen, liman duvarından denize sarkan, kendilerini betonun şiddetinden korumak için dizilmiş usturmaçanın önüne sabitleniyor, hasarları, yaraları, onarım gerektiren yerleri belirlendikten sonra alıcı ile satıcıya malumatlar veriliyordu. “Sahilli Taşra”daki yazar olarak işim buydu. Sabahtan, gün kaybolana dek işimin başında duruyor, akşamına bir iki kadeh çay içebilirsem onun verdiği ayıklık ile ya yazıyor ya okuyor ya uykuya direniyordum. Bir Sait Faik değildim belki, belki bir Halikarnas Balıkçısı da değil ancak taşra yazarıydım, taşra insanı. Sıcaklığından bunaldığım şehir amele yanıklarına sebep olmuştu. Tunç gibi güneş, siyah olan saçlarımı sarıya çevirmişti. Mesainin bana verdiği yetkiye dayanarak düzenli beslenmeye başlamış, yirmi kilo kadar vermiştim. Böyle şeylerle saadeti arıyordum iki senedir.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin