Deniz Feneri Çocukları

Gördüğüm düşleri sana anlatsam sen bile inanmazsın. Öyle uçuk kaçık şeyler de değil aslında. Yere sağlam basan sözler söylemekten sıkıldığımdan beri böyle düşlerin ardına düştüm. Ne yangınlar gördüm ben, ne amansız yokuşlardan çıktım.

Akıp giden zamanı sımsıkı tutmak gibi düşlerim oldu. Belki zaman akıp gidecekti ama bir yerlerinden tutmak gerekiyordu mazinin. Bir kemend atmalıydı zamana.

İçimde böyle zamansız bir fırtına, tatil için girdim şehrin kapısından.

Eski dost diye de bir şey kalmadı artık. Gezdim bütün çarşıyı, pazarı. Herkes yüzüme yabancı gibi baktı. Bir gürültü almış ki herkesi, kimsenin kimseyi göreceği yok. Dizlerim de iyice ağrımaya başladı. Çocukluk arkadaşımın dükkânına girdim. Tam mısır çarşısı. Her derde deva bitkilerin enva-i çeşit kokusu karşıladı beni. Ne endamlı bir koku cümbüşü bu böyle. Kocaman kocaman kavanozlar, içlerinde çeşit çeşit bitkiler.

Arkadaş doğru dürüst yanıma gelemedi bile. Müşteriler arı gibi. Alternatif tıp falan derken millet iyice otlara vermiş kendini. Ben çayımı yudumlarken arkadaş arada bir müşterilerden fırsat bulup yanıma geliyor;

[vc_cta h2=”Yazının devamı Ayarsız dergisinde” style=”3d” add_button=”right” btn_title=”Abonelik Formu” btn_style=”3d” btn_shape=”square” btn_color=”danger” btn_link=”url:http%3A%2F%2Fayarsiz.net%2Fabonelik-formu%2F|||”]Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.[/vc_cta]

Önceki İçerikEkose Ceket
Sonraki İçerikYazar Yaratma Akademisi
spot_img

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sepetiniz boş