Âvâre

0
19

Farsça, sıfat: Boş gezen, işsiz güçsüz (kimse), aylak, başıboş, kararsız, şaşkın, perîşan.

 

Soğutmak kadar, canlı tutmak da mühimdir bir hüznü. Biliniyor çünkü; geçmeyen bir acı, ebedîdir. Her gün gölgeni takip eden bir gölge ne çok acı, ne kadar çok hazindir bilesin. Öyleyse ya hüznü reddedeceksin ya da âvâre olmaya rıza göstereceksin. Hem, sâdece zengin çocukları ya da mirasyediler âvâre olmaz. Hatta onlarınki tam anlamıyla âvârelik bile sayılmaz. Gerçek âvârelerin alıp veremedikleri bir şey vardır varlık ile ilgili. Âşıklar âvâredir, yetimler âvâredir, garipler âvâredir, nedenler içerisinde kıvrananlar âvâredir, orospular âvâredir ve daha birçok kimse. Seç şimdi tarafını, âvâre olmayı mı yeğlersin, yoksa ömür süresince sun’î nefesler almaya devam etmeyi mi? Unutma, gerçek olmayan, hiçbir zaman sahtelikten kopamayacak.

Başını yastığa gömünce mi daha çok hissediyorsun acını yoksa göğe bakınca mı? Bu ikisinin arasını bulabilirsen mutlu da olabilirsin belki. Kör gözlü yüksek ahlâklı kişilerden nasihat dinlemek için bile gidersin o zamanlar. Yüreği bir karpuz gibi kesmek ne demek hem insanın… Bunu yapabilene cüretkâr mı diyeceğiz yoksa çapkın mı? Avuç içleri kanayınca başkente râm olmak ne demektir, bunu kaç aldatılan bilir? İskender’den beri yollarda olan Çingene kardeşlerimizin küçük, sarı saçlı kız çocuklarına hayret etmemek elde değil ki… Her metro girişinde sol kolunu kaldırarak devrimci gazete satanlara gülümsemeye benzemiyor, kanayan bir ayanın çirkin görüntüsüyle seyahat etmek. Kaç limana uğrayan bir metrodur ki bu yıllardır varamadı gideceği yere? Bir metro limanlara mı uğrarmış deme, doların yeşili denizin mavisini yener her zaman. Hamile olanı bile tekrar hamile bırakır bu çark. Yüzüne gülmeye gelmez hayatın, işte sırf bu yüzden bile.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin