Âşık Paşa’nın Muştusu

 

Muhtaç isen füyûzuna eslâf pendinin,
Diz çök önünde şimdi Emîrî Efendi’nin…
Yahya Kemal Beyatlı

Hamdolsun âlemlerin Rabbi Allah’a… Hüseyin oğlu Mahmut der ki: Bu kitabı yazmaya başlarken Türk dilinin sözlerini toplama, kurallarını ve usullerini bildirme, ölçülerini açıklama, bölümlerini sıralama sözünü vermiştik. Bu sözümüzü yerine getirmiş, amacımıza ulaşmış oluyoruz. Gereksiz sözleri, fazlalıkları, kullanımdan düşmüş şekilleri kitabın dışında tuttum. Burada sona eren kitabımız sonsuza kadar varlığını sürdürsün. Hamd, ezelî ve ebedî olan Allah’a, salat ve selâm Hz. Muhammet’e ve onun soyuna olsun…

Ali Emîrî Efendi, önünde duran ve dört sene önce kavuştuğu kitabın sayfalarına bakıyordu. Bu kutlu kitabı yazanın sözlerini bilinmez kaçıncı defadır büyük bir dikkatle ve her defasında yeni şeyler keşfedecekmiş gibi okuyordu…

Feyzullah Efendi Medresesi içindeki kütüphanenin mermer merdivenleri üzerinde hızlı hızlı yürüyen birinin kunduralarından çıkan topuk sesleri, Emîrî Efendi’ye zihnî meşguliyetinden olsa gerek hiç duyulmuyordu. Fakat kütüphanedeki şahsî odasının kapısı tıklatılınca Ali Emîrî Efendi başını Divanü Lugati’t-Türk’ten kaldırdı:

“Giriniz efendim” dedi.

Kilisli Muallim Rıfat Efendi, fesini başından eline alıp:

“Merhaba üstadım” dedi.

“Ben de sizi bekliyordum Muallim Efendi” cevabı üzerine Rıfat Efendi, Emîrî Efendi’nin karşısındaki iskemleye oturdu. Güneşin parlak bir aydınlık verdiği beyaz badanalı bu yüksek tavanlı, çok geniş sayılamayacak odada iki dost hasbıhâle başladı…

“Azizim, siz olmasaydınız bu meşakkatin altında hayli kıvranacaktım belki de ezilecektim. Kitap, sayenizde şirazesini buldu, noksanının olmaması da bendeki saadeti hesapsız derecede artırdı.” sözleri üstadın dudaklarından dökülüyordu.

Bu övgü dolu sözlere karşılık Muallim Rıfat Efendi, “Üstadım, milletimizin Cihan Harbi denen belâ altında inlediği bu kara günlerde hizmetim keşke daha büyük olabilse idi… Divan’ı tab edip, muhtevasındaki engin ve kadim zenginliği bütün milletimize aktarabilseydik, bahtiyar olabilecektim…” sözleri matemli bir ezgi ile devam ediyordu.

[vc_cta h2=”Yazının devamı Ayarsız dergisinde” style=”3d” add_button=”right” btn_title=”Abonelik Formu” btn_style=”3d” btn_shape=”square” btn_color=”danger” btn_link=”url:http%3A%2F%2Fayarsiz.net%2Fabonelik-formu%2F|||”]Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.[/vc_cta]

Önceki İçerikZelzele
Sonraki İçerikSahi Hayat Niye Devam Ediyor?
spot_img

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sepetiniz boş