TURHAN NASIL ÇILDIRMASIN?

0
757

Ahmet Hikmet Müftüoğlu’nun kaleme aldığı pek bilindik hikâyenin kahramanıdır Turhan. Yanında taşıdığı ufak deftere günlük yaşadıklarını anlatan Turhan, okumaya yazmaya ve düşünmeye meraklı, haliyle bu noktada tecrübeli ve bilgilidir. İlmek ilmek dokur ufak defterin sayfalarını. İnsan zihninin karmaşık düşünce yapısının aksine, kâğıda aktarılanlar o kadar derli topludur ki, bu sâyede Turhan’ı daha yakından tanımaya başlarız.

Turhan’ın bir derdi var. Aslında birçok derdi var ama hepsinin özü aynı noktaya dayanıyor: Millîlik… Millî olmayan, Türk’ün izini taşımayan hiçbir şeyden hoşlanmaz ve hatta yakınına dahi yanaşmaz. “Milletim, o dünkü boğa, bugün bir kaplumbağa olmuş. Onu hapishanesinden, eğreti hapishanesinden kurtaracağım.” diye not düşer defterine. İşte Turhan karakterinin belki de duygu ve düşüncelerini tam mânâsıyla yansıtabilen söz budur. Hisleri o kadar yoğun, düşünceleri de bu hususta o kadar katıdır ki…

Turhan’ın amcası Kara Memişoğlu Osman, Cava’da hükümdardır. Yeğen Turhan da bu vesileyle birçok yere dâvet edilir ve birçok Avrupa başkentlerini ve diğer mühim şehirlerini görme şansı yakalar. Gezip gördüğü bu yerlerde Türk’ün aleyhine olan her şey Turhan’ı öfkelendirir.   Mesela; Avusturya’da siyah şarapla şampanyayı karıştırıp “Türk Kanı” adını verdikleri içkiyi keyifle içmelerine çok kızar. Peşte’deki Körüt Meydanı’nda ve Zigetvar kasabasındaki Zrinyi ismine dikilen heykellerde Osmanlı bayraklarının hakarete uğramış hâli, Turhan’ı çileden çıkarır. Almanya’nın Heilbron şehrinde, iki buçuk asırdan beri, her akşam saat beşte kiliselerde çalınan ve ahaliyi Türk hücumuna karşı ikaz eden “Türk Çanı”nın sesini duymamak için kulaklarını kapatır. Bunlar gibi birçok aşağılayıcı davranışa şahit olan Turhan’ın Hidiviye vapuru İstanbul Limanı’na yanaşır.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here