Öyle Kal

0
120

[st_column2][/st_column2][st_column8]

İmzaların titrek hâli değildir,

içimde sevinci yitirilmiş

kan ve huzur yan yana

bayraklar alnındaki doğuş.

sarhoşluğun intikamı değildir,

zaferlerin gözbebeğini titreterek

yüreğin olanca sağlam vuruşu

ve sen yine öyle kal…

bir gün mutlaka uzağına düştüğün

kim bilir yıldız nerede!

nerede, rakamların üstünden

bir işlemle vardığın

aşk denilen o hayâl!…

resimlerde lekeli dokuzyüzdoksan yazı

ne kadar da neşeli,

oysa sakın unutma

bir kaşının ucundan diplomattır, korunur.

nasıl ki gül ve kandır en sevilesi renkler

veya umut veya gök hiçbir rumuza sığmaz

senin ismin de öyle

ve sen yine öyle kal…

doyumsuz bir sevmekle

ve hürriyetin keyfini duyarak

hangi kavgadır şimdi daha sıkı yumruklu.

kovuşturma bekleyen ihtilâl bültenleri

el yazma harflerin var

yine de günü anlatmak

üç beş satır şiire düşer belki

oysa bugün senin için sevgiliyi düşünmek

eski bir melodidir, açıkça belli

ve çoktan niyetlenmiş bir hedef gibi

usturalanmıştır.

varsın olsun

ve sen yine öyle kal…

şansız bir dünyada tek başınasın

bir çınaraltı var avuntuya denk.

yine de uluorta söyleme

ve aldırma

uyku gibi zahmetsiz bir tepedir geçtiğin

ki ardında kalarak ışıklı şehir

ölecek ve tekrar doğmayacaktır…

her doğuşa bir ölümle başlamak

ve her doğuşta

binlerce düş bulmak kirpiğine asılı.

ama sen sonbahar öfkeni kuşan

yeter ki sevdiğin belirli olsun

anlamlı olsun yorumsuzluğun

ve sen yine öyle kal…

[/st_column8][st_column2][/st_column2]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here