MÜSLÜM BABA

0
343

Yan apartmanımızda ağabeyimin Kadir isminde bir arkadaşı, onun da benimle akran Hamdi adında kardeşi vardı, onlar Orhancı’ydı. Yine mahalleden ağabeyimin Erkan isminde bir arkadaşı vardı. Kardeşleriyle beraber o da Ferdici idi. Benim ağabeyimse Müslümcülerdendi. Dolayısıyla evdeki bir sürü kaset içerisinde en kalabalık grubu da Müslüm kasetleri oluşturuyordu.

90’lı yılların başına dair bu kadar kısacık bir hâtıra bile şehirden, muhitten, eğitimden, giyim tarzına kadar pek çok konuda size bir fikir verebilir. Zaten Müslüm deyince akla ilk gelen şey Türkiye’nin 60’lardan itibaren geçirdiği sosyolojik değişimdir. Gerçi bu daha çok; önceleri Müslüm’e burun kıvırıp sonra olaya bir entellektüel boyut katarak çark etmek zorunda kalan concon sosyologların diretmesidir. Haklı olabilirler elbette fakat onun asıl kitlesinin aklına Müslüm deyince ilk önce sosyolojik buhranlar gelmez. Ya “Sevda Yüklü Kervanlar”, ya “Tanrı İstemezse”, ya “Esrarlı Gözler” ya da hayatının bir dönemine bir şekilde tercüman olmuş başka bir şarkısı gelir. Müslümcüler bu satırları okurken; “Unutamazsın”, “Yıkıla Yıkıla”, “Git”, “Vefasız Âlem”, “Küskünüm”, “Yaranamadım”, “Bu Şehirde Yaşanmaz”, “Üstüme Düşme Benim”, “Seni Sevmek İçin Ölmek mi Lazım” vb. en az elli unutulmayan şarkıyı hatırlamış ve saymışlardır.

Müslüm Baba, geçen asrın 53’ünden bu yüzyılın 13’üne kadar gün gördü. Dört yıl evvel Mart ayının üçünde hakiki âleme gözlerini açtığından beri de onunla birlikte bir devir kapandı. Müslüm Gürses, altmış yıllık ömrünün kırk sekiz senesinde şarkı söyledi ve neredeyse tek başına ülkenin geçirdiği değişimi tarif edebilecek bir diskografi bıraktı.

Belki onunla birlikte bir devir kapandı cümlesi biraz iddialı kaçmış olabilir. Gencebay ve Tayfur hayatta iken ve hatta bir nebze Tatlıses de o tahtta hak iddia edebilecekken Müslüm Gürses’i benzerleri arasında emsalsiz kılan ve onunla birlikte devri kapatan ne idi diye sorulabilir. Belki 20-30 sene sonrasında müzik tarihi hakkında yazmak isteyip de diskografiler üzerinden bunu yapmaya çalışacak kişiler, Baba’nın vefatından sonra da şarkı söyleyen arabeskçilerin diskografisini takip edecek, onlar bittiği zaman bu devri kapatacaklardır. Fakat Müslüm Gürses yalnızca bir diskografi, kronolojik bir şarkı listesi değildi. O’nun hayat karşısında, yokluk ve varlık karşısında, halk ve elitizm karşısında, geçmiş ve gelecek karşısında durduğu yer müzik geçmişini aşıp ayrıca bir anlam bütünlüğü oluşturan bir yerdi.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin