Araf’ta Seninleyim

0
66

Gecenin som sessizliğine bir şarkı gelir, yapışır paslanmış kulaklarına. Alır götürür seni anıların diyârına, tam da olması gereken yere…

Kızıl elmaydı artık gerçekler. Hayat, dolaşmış ip yumağı; hangi ilmeği çeksen hüsran, çözülemeyen gizler…

Gecenin karanlığına bir kibrit çak, anlık aydınlanmada dünü bulacak gibi. Akşamdan kalmış dertlerim yanı başımda; kimsesiz melodi… Sana düşen melodinin ahenginde erimek… Sigarandan bir nefes daha çek, oysa bir tutam nefes almaktı gâyen canhıraş yaşamında…

Zamanın getirdikleri ve götürdükleri… Zaman, yaşamın sesini susturmuş. Kalabalıklar içinde körebe oynuyorsun, ne çıkarsa bahtına. Endişelerin de çıkmaz bir sokakta yakaladı seni, adres sorar. Hâlbuki aradığı adres, ta kendisi…

İhtiyarlık ile gençlik arasında sıkışıp kalmış ömrün!

Tüm sesleri işgal eden bir ses; nerede senin düşün? Dünsüz yaşadığının farkına varırsın; gözlerinde boşlukta sallanan bir saatin sarkacı, bir sağa bir sola. Kesin bir sabitle savrulmuşsun! Başının derdi oldu, başında aklının bulunduğu nokta. Bilemediklerim değil, bildiklerim ıstırap veren. Tahammül tartısı da tartamaz oldu artık.

Dünde yaşadığın ve hazinen olarak bildiğin her şey yalanmış, anlık zevkler küçük bir rüzgârda savrulur kaybolurmuş. Bir tarafta boynu bükük bıraktığın biçâre değerlerin, diğer tarafta ruhsuzluğun zirvesi… Değerleri, eli boş kalan zavallı dilenci…

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

PAYLAŞ
Önceki İçerikEn Uzun Gece
Sonraki İçerikİki Seyyah Bir Harita

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here