Zihin Açan Bir Karşıtlık: Ben-Bağnazlığı × Başka-Sevgisi

0
94

0.“Ben-bağnazlığı” ve(rsus) “Başka-sevgisi”: [Yeni] Türkiye’deki aslî karşıtlığı özetlemek için kullanılabilecek, iki yalın, araç niteliği taşıyan deyiş; ikisi de deneme ustalarımızdan birine, Nermi Uygur’a âit.1 Bu deyişleri ondan ödünç alarak, küçük notlarla birazcık açmak, detaylandırmak istiyorum. Taraflıyım. Ben-bağnazlığına karşı, başka-sevgisinden yanayım. Notlara geçmeden önce, bir de şu var: Yazı boyunca, ‘ben-bağnazlığı’ yerine ‘biz-bağnazlığı’ diyeceğim. Neden derseniz, yanıt çok açık; Türkiye’den söz ediyoruz çünkü. Bencilikten ziyade toplumcu, toplulukçu fanatizm biçimlerinin boyunduruğu altındaki bir ülkeden yâni. Türkiye’de bağnazlık –çoğunlukla, kabile-bağnazlığıdır: Birey, bireycilik yoktur Türkiye’de, tersine, birey-obur bir toplum, birbirleriyle kanlı bıçaklı, intikamcı topluluklar, mahalleler vardır. Farklılık yasak (suç), günah, aynılık bengi ülküdür. İlle de elle tutulur, somut kanıtlar isteyen, sözgelimi Gezi Parkı’ndaki renkli direnişe, açlık grevcilerine –ya da Kafka’nın yaratıcı deyişiyle, açlık sanatçılarına, adâlet yürüyüşçülerine ve tabiî ki siyasal şiddet (terör) kurbanlarına -olabildiğince insancıl, özgürlükçü bir gözle- baksın. Kör değilse, birazcık akıl vicdan sahibiyse, muhakkak görür.

 1. Söylenebilecek o kadar çok söz var ki, nereden başlasam, nasıl bir sıra takip etsem, bilemiyorum doğrusu. İşin kolayına kaçıp, notları anlamlı (dizgeli) bir dizilişe tâbi tutmayacak, adacıklar hâlinde, düzensiz yazacağım. Öncelikle –Nermi Uygur’u izleyerek, eğitim-öğretimden söz açabilirim. Eğer gönlümce bir eğitim-öğretim programı hazırlamama izin verilseydi, o programın çekirdek-değerini hiç tereddüt etmeden başka-sevgisi olarak belirlerdim. Yerliliği, millîliği filan değil, başka-sevgisini yerleştirirdim müfredatımın kalbine. Dinci, gelenekçi, ahlâkçı bir nesil yerine, bambaşka-sevgisiyle dolu bir nesil yetiştirmeyi amaç edinirdim. Neden derseniz, çünkü en hayatî (insanî, barışçı, uygarlık-kurucu) değer başka-sevgisidir, derim. Bu evrensel gerçeği Nietzsche’nin yardımıyla, değerlerimi öz-yıkıcı bir dille yeniden değerlendirirken fark ettim.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here