Salman Rushdıe – “İki Yıl Sekiz Ay Yirmi Sekiz Gece”

0
237

Aman efendim hoş gelmişler, hoş gelmişler, sefa getirmişler penceremin önüne tekrar. Çaylar şıngırdasın, sohbet başlasın o hâlde J

Okumanın da bir adabı var güzel kardeşim. “Edebiyat kendi yolunu çizer, kendi rotasını belirler” diyoruz, kime diyoruz?  Bakıyorum oraya buraya, herkes kitap tavsiye ediyor. Bana bir gülme geliyor, sorma gitsin. Bir de mübareklerin okuduğu hiç bir kitap niteliksiz değil mâşallah. Ağızlardan sular aka aka, “Harika bir roman, mutlaka okuyun”lar havada uçuşuyor. Yılın en iyi bilmem kaç romanı listeleri hazırlanıyor. Anlamıyoruz sanki o listelerin ne kadar duygusal hazırlandığını, peh! Bu kitapları ölmeden okumayın listelerine bakarken kâlbim güp güp atıyor, Allah seni inandırsın. Ya o listede henüz okumadığım bir kitap varsa ve ben yarın öleceksem? Eyvâh! Nasıl bir psikolojik baskıysa bu arkadaş?  Yahu etmeyin, eylemeyin. Az biraz da okuyucuları düşünün. Her, elimde hıyarım var diyene tuzlukla nasıl yetişelim arkadaşım? Bi’ bana bunu söyler misin lütfen? Söyleyemiyorsan ben de seni dikkate almam, kendi rotamı çizer, seçici olurum; üzgünüm.

Bak seçtim işte, asrın en haşarı çocuklarından biri olan Salman Rushdie’yi ve onun yedi yıl aradan sonra gelen yeni romanı İki Yıl Sekiz Ay Yirmi Sekiz Gece’yi. Salman Rushdie, dünyada da, Türkiye’de de tanınan, kitapları yayımlandığında okurlarının kâlplerini pır pır ettiren bir yazar. Müdavimleri var böyle kanlı canlı. “Sevdim seni bir kere başkasını sevemem, deli diyorlar bana desinler değişemem” edâlarında kitapçılara koşturan… Hint asıllı bir Britanyalı olan Rushdie’nin edebî ve entelektüel kimliğine dair uzun uzun lafazanlığa hacet yok.  Bu konuda dünyanın sayılı isimlerinden biri; yüzyılın entelektüelleri listesinde çoktan yerini almış. Bizler onu daha çok Gece Yarısı Çocukları, Soytarı Şalimar, Utanç ve Floransa Büyücüsü gibi romanlarıyla biliriz. Kendisine dünya çapında ün getiren romanı Şeytan Ayetleri ise henüz Türkçede yayımlan(a)madı. Nedenleri tahmin edilebilir zannımca. Bir yayımlansa onun ne kadar haşarı olduğunu daha iyi idrak ederdik aslında.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

PAYLAŞ
Önceki İçerikSinema Üzerine Bir Deneme
Sonraki İçerikBALTA

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here