Alfabeyi Kutsamak: Latin ve Arap Harflerinin Ortak Tarihsel Kökeni

0
217

Yazı, tarihe Sümer tapınak ekonomisinin kazandırdığı bir buluştur. Tapınak, Sümerlerde yalnızca bir ibadethâne değil, aynı zamanda birer toplumsal depo görevi görüyordu. Kent halkı yıllık hasadının bir bölümünü tapınakta depoluyor ve ülkenin ekonomik ihtiyaçları bu sâyede gideriliyordu. Tapınakta depolanan hasadın ölçüm ve giriş-çıkış kayıtlarının tutulması zorunluluğu, MÖ. 3200’lerde Çivi Yazısı’nın doğuşu ile sonuçlandı. Çivi Yazısı, Mezopotamya’da Büyük İskender dönemine kadar yaygın biçimde kullanılmış, İskender sonrasında yaygınlığını kaybetmiş, mîlâdî yıllara doğru ise tamamıyla unutulmuştur. Özetle bu yazı sistemi, zaman içinde insanlığın belleğinden silinip gitmiştir ve günümüzün hiçbir yazı sistemi ile ilgisi yoktur.

Bugün göz gezdirdiğiniz bu satırları okumanızı sağlayan harflerin kökeni ise antik Mısır hiyerogliflerine uzanır. “Hiyeroglif” Yunanca “hiyeros” ve “glifo” sözcüklerinin birleşiminden oluşur ve “Kutsal işaretler” anlamına gelir. Krali bir yazı sistemi olan hiyeroglif karmaşıktı ve yazılması oldukça zordu. Mısırlı rahipler, yüzlerce karmaşık resimden oluşan bu sistemi daha basit ve işlek bir hâle getirdiler ve böylece “hiyeratik” adı verilen yeni bir yazı doğdu.

Rahiplerin işlek bir hâle getirdiği bu yeni yazı biçimi; Mısırlı taş işçileri ve maden ustalarınca daha da basitleştirilerek, işçi sınıfına yönelik bir yazı sistemine dönüştürüldü. Temeli Mısırlı işçiler tarafından atılan ve bugün yeryüzünde milyarlarca insanın kullanılmakta olduğu bu sisteme “alfabe” diyoruz.

Yazının devamı Ayarsız dergisinde

Ayarsız dergisini kitapçılardan edinebilir veya Abonelik formunu doldurarak adresinize getirtebilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here