Çarşamba, Kasım 21, 2018
Ana Sayfa Yazarlar Yazar: Turgay Bostan

Turgay Bostan

Eşkıya Bedros Destanı

─Sene 1330!.. Urusya’dan yalınayak kaçtım geldim idi ya… Geldim ki Urus hâlâ bizim memlekette.  Yollar kesik. Her taraf Urus saldatı kaynıyor. Ama içten içe de bir telaş var. Çünkü Lenin denen o herif hökümet oldu...

Esir Kampı

─Sene 1330! Sarıkamış Muharebesi’ndeydim. Bir tek benim bölüğüm Sarıkamış’a girdi. Girdi ama hiçbirimizin kolunda kuvvet, dizinde derman kalmadı. Urus gâvuru da sebil gibi vur vur bitmiyor. Zaten askerin çoğu şehit oldu. Mühimmatımız da kalmadı. Karnımız...

“Alaman Teyyibi”

Yumurtalı yağlı pideyi yiyen, soluğu Kambur Cemal’in kahvehanesinde alıyordu. Çünkü Kalaycı Hilmi, çoktan tahtına oturmuş, beş şekerli büyük çayını yarılamıştı.

Eşkıya Lambos Destanı

Yine “Sene 1330…” diyerek başladı söze Kalaycı Hilmi. Gözlerini kıstı, öne eğildi. Tam karşısında alık alık kendisine bakan Mal Müdürü’ne baktı: ─Sen, eşkıya Lambos’u bildin mi?

BAĞLI KALIN

17,166BeğenenlerBeğen
3,188TakipçilerTakip Et
5,565TakipçilerTakip Et
49AbonelerAbone

POPÜLER

YENİ YAZILAR

Sepetiniz boş